İçeriğe geç

“Kabir amellerin çeyiz sandığıdır.”65 Bir gelinin çeyizlerini içine koyduğu sandık gibi, ebedî vatanımız ve baba yurdumuza gittiğimiz zaman, namazımızı, orucumuzu, zekâtımızı, hayrat ve hasenatımızı orada temessül etmiş olarak bulacağız.

Ehlullahtan rivayet edilen menkıbeler vardır. Onlardan birisi şöyle der: “Mezara beni koydukları zaman Cehennem’in dehşet saçan keyfiyeti karşıma dikildi. Üzerime geliyordu. Ve birkaç tane ekmek âdeta siper oldu ve beni korumaya başladılar. Ben bunların keyfiyetini sordum. Dediler ki, bunlar sen hayatta iken fakirlere tasadduk ettiğin ekmeklerdir.”

Bu, bir ehlullahın müşâhedesi… Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) de, “Namazın baş ucunda, orucun sağında, zekâtın solunda, sair hayrat, sadakat ve hasenatın ayak tarafında seni himaye edecek.”66 derken yine bize misal âleminden bazı tablolar sunuyor.

Ahmed İbn Hanbel, Müsned’inde, “Mahşer’de insan, yaptığı hasenat ve hayratla korunacaktır.”67 diyor.

Bir zayıf hadis de bize şöyle bir husustan bahsediyor: Cehennem, dalga dalga köpürüp coştuğu bir anda, insanlar dehşet içinde ondan kaçarken, İki Cihan Serveri ümmeti için çırpınıp durmakta ve kurtarmak için bir çare aramaktadır.. -Nasıl aramaz ki, O daha doğduğu anda bile “Ümmetî, ümmetî!” diye inlemiştir.- tam o esnada karşısında Cibril belirir. Cibril ki, O’nun en yakın dostudur. Elinde bir bardak mâyi tutmaktadır. Evet, bardak yarısına kadar su doludur. Allah Resûlü, Cibril’den elindekinin ne olduğunu sorar. Cibril, “Ümmetinin gözyaşlarıdır.” cevabını verir. Ve sözlerini şöyle devam ettirir: “Bugün Cehennem’i bundan başka hiçbir şey söndüremez.”68

Dünyada damla damla akıtılan gözyaşları, ahirette Cehennem’i söndürecek en müessir iksir olacaktır. Zaten sahih bir hadislerinde de Efendimiz şöyle buyurmuyor mu:

107