“Dedubleman” Latince “dublex” kelimesinden iştikak etmiş (türetilmiş)tir. Ruhî melekeleri ihtiva eden eş, ikiz, benzer mânâlarına gelir. Bizim literatürümüzde ona “Vücud-u mevhibe-i Hakkânî veya Rabbanî” denilmektedir. “Astral beden” de aynı mânâya kullanılır. Spirtualizmada, yaşayan insanların “fantom”larına bu isim verilmektedir.
Deduble, mekân ve zamana tâbi değildir. Çünkü o nuranî bir varlıktır. Etrafında “Aura” denilen ışıklı bir hâle vardır. Deduble, bir yerden bir yere giderken engel ve mesafe tanımaz. O, ruhaniyata açık insanlar tarafından müşâhede edilir.
Bir başka misali de, insanların en kutlularından verelim. İşte İbn Abbas! Allah Resûlü’nün, “Allahım, onu dinde fakih kıl ve ona tevili öğret.”16 diye dua ettiği bu ilim okyanusu büyük sahabinin vefatını bize Meymun b. Mihran (radıyallâhu anh) şöyle anlatıyor:
İbn Abbas vefat ettiğinde ben oradaydım. Techiz ve tekfini yapılırken, kuş gibi bir şeyin kefeniyle cesedi arasına girdiğini gördüm. Daha sonra onu kabre koyarken gaibten bir ses duyuldu. Ses:
“Ey mutmainne olmuş nefis! Sen Rabbi’nden, Rabbi’n de senden razı olarak dön Rabb-i Kerîm’ine. İyi kullarımın arasına gir. Cennetime gir.”17 âyetini okuyordu. Herkes donup kalmış ve bu sesi dinlemişti.18
Hz. Meymun’un gördüğü ne idi? Evet o infisal etmiş bir ruhu, yani asıl bedenin dedublesini müşâhede etmişti. Ve sanki Cenâb-ı Hak, bu sevgili kuluna “Hoş geldin!” diyor ve onu ruhanîlerle karşılıyordu. Hz. Meymun gördüğü hâdiseye, binlerce insanı şahit tutuyor ve söylediğini öyle söylüyordu. Ve işte bu binlerce insan susmalarıyla onu tasdik ediyor ve hâdisenin doğruluğuna şahitlik yapıyorlardı.
Dipnotlar
- 16 Buhârî, vudû 10; fezâil 24; Müslim, fezailü’s-sahabe 138; Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 1/328.
- 17 Fecr sûresi, 89/27-30.
- 18 Ebû Nuaym, Hilyetü’l-evliyâ 1/329.