İçeriğe geç

Âli ve temiz ruhlar, insanlar için koruyuculuk vazifesi yaparken, habis ve şerir ruhlar da insanlara zarar vermek için ellerinden gelen her şeyi yaparlar. Zaten ruh çağırma seanslarına koşarak gelenler de ekseriyet itibarıyla böyle ruhlar veya cinlerdir. Yoksa yüce ruhların öyle meclislere gelmesi mümkün değildir.

Fahreddin Râzî şöyle demektedir: “Habis ruhlar davete icabette seri, kuvvetli ve güçlü ruhlar ise ağırdırlar.”44

Efendimiz’in ruhu ve diğer nebilerin ervahı, kat’iyen böyle davetlere icabet edip gelmezler. İmam Rabbânî, Abdülkadir Geylânî, Muhyiddin İbn Arabî ve Bediüzzaman Hazretleri gibi âli ruhları da bu tür metotlarla davet imkânsızdır. Habis ve alçak ruhlardır ki, her türlü süflî davete koşarak gelirler. Cinlerin ayak takımı da böyle davetlere icabette seridirler.

Ve bunlar, aynı zamanda insanlara hasım ve düşmandırlar. Bütün şerlerin ve kötü şerarelerin altında bunlar bulunurlar. Karakter, irade ve ruh bakımından zayıf insanları tesir altına alır ve kullanırlar. Bunların eline düşmüş zavallı insanlara tıp çeşitli isimler verir; “paranoyak”, “şizofreni” der, fakat ekseriyetle de bu tür hastalıklara tıp şifa bulamaz. Zira her türlü cinnet vak’asının altında kesinlikle şerir cinler ve habis ruhlar vardır. Öyledir ki, bu tür rahatsızlıklar çoğunlukla dua ve okumakla iyi olmaktadırlar.

12. ÖLDÜKTEN SONRA DİRİLENLER

a. Aleyküm Selâm Abdullah

Ispartalı Müderris Mustafa Efendi vefat etmişti. Bütün akraba-i taallukatı ve talebeleri başına toplanmışlardı. Bu sırada oraya gelen Hoca Abdullah Efendi:

-Selâmün aleyküm Mustafa Efendi… deyince çenesi bağlı bir hâlde yatmakta olan ölü birden kalkıp oturarak:

-Aleyküm selâm Abdullah… demiş ve bir hafta daha yaşadıktan sonra tekrar vefat etmiştir.

b. Silahını Vermeyen Şehit

78