İçeriğe geç

Goethe evine geldi ve Frederic’i evde buldu. Saçları dimdik olmuştu. Bir ölü gibi sararmış hâlde geri çekildi. Ve ‘Hayalet devam ediyor.’ diye bağırdı. Dostu cevap verdi. ‘Fakat azizim, insan sadık dostunu böyle mi karşılar?’ Goethe hem ağlayıp hem gülerek: ‘Ah bu defaki bir ruh değil, et ve kemikten yapılmış bir varlık.’ diye bağırdı. Ve iki dost kucaklaştılar.

Hâdise şöyle olmuştu: Frederic, Goethe’nin evine gelmiş fakat yağmurdan ıslanmış olduğundan elbiselerini çıkarıp şairin geceliklerini, takkesini ve terliklerini giymişti. Bu hâlde iken koltuğa uzanıp uyumuştu. O da rüyasında Goethe’yi görmüştü ve Goethe ona şunları söylemişti: ‘Sen Weimar’dasın ha? Benim geceliklerimle.. takkemle, terliklerimle koca caddenin ortasına nasıl çıktın?’20

b. Astral Bedeni Müşâhede

“Ruh ve Kâinat”da yine şöyle bir hâdise nakledilir. Bu hâdise Dr. Burgess tarafından dostu Dr. Hodgson’a yazılan mektupla anlatılmıştır. Mektupta şöyle denmektedir:

38