İçeriğe geç

Ruhî fotoğrafçılık hakkında edindiğim tecrübelere göre, bir fotoğraf elde etmek için yüz sene evvel, nasıl bir seans odasına lüzum olmuşsa, bugün de aynı metodun geçerli olduğuna inanıyorum. Modern fotoğrafçılık, ruhların bu tür tezahürlerine daha da kıymet kazandırmıştır.”27

7. DUYU ORGANLARI ARACILIĞI OLMADAN GÖREN, İŞİTEN VE KOKU ALANLAR

Duyu organlarının aracılığı olmadan görme, işitme, koku alma gibi hâdiseler de yine madde ve fizik ötesi varlıkların ve bilhassa ruhun mevcudiyetine bir delildir.

Mevlâna bir beytinde şöyle der:

ذرّه ها ديدم دهانشان جمله بازگر بگويم حوردشان گودد دراز
“Cümlesinin ağızları açık zerreler gördüm,Onların yediklerini de eğer söylesem söz çok uzar.”28

Mevlâna 7 asır önce yaşamış bir İslâm mutasavvıfıdır. Onun devrinde kimsenin ne mikroptan ne de mikroskoptan haberi vardı. Fakat Mevlâna, mikropları ve onların neler yediklerini, nasıl beslendiklerini gördüğünü söylüyordu. Mevlâna bütün bunları nasıl görmüştü? Bu görmeyi maddî gözle izah mümkün müdür? Elbette Mevlâna, gördüklerini, maddenin ötesinde bir ruhî gözle görüyor ve müşâhede ediyordu. Meseleyi başka türlü izah etmek de imkânsızdır.

Ancak bu çeşit müşâhedeler elbette herkese mahsus değildir. Bunun için insanın ruhen duruluğa ermesi ve o işe hazır hâle gelmesi gerekir. Ayrıca müşâhedede şahsın, o anda elde ettiği durum ve kazandığı pozisyon da çok mühimdir. Onun içindir ki, aynı mecliste birinin gördüğünü diğerleri göremeyebilir. Çünkü göremeyenler o anda görme pozisyonuna girememişlerdir.

Ahmed İbn Hanbel ve Taberânî’nin ortaklaşa anlattıkları bir vak’a, dediğimiz hususu daha da net ispat eder mahiyettedir. Vak’a şudur:

54