İçeriğe geç

Kur’ân böyle olduğu gibi sabah-akşam okuduğunuz eserler de böyledir. İçinizde onun hafızları olabilir. Fakat bütün bu okuyup, ezberledikleriniz, sizde, hayatınızı yeniden gözden geçirme fikrini uyarmıyorsa, siz ondan istifade edememişsiniz demektir. Allah Resûlü’nün beyan buyurduğu gibi: “İnsanlar öyle bir dönemi idrak edecekler ki, Kur’ân bir vadide, onlar da bir vadide bulunacaklar.”75 Evet, Kur’ân’ın bize bir şeyler ifade edebilmesi, onu sahabe anlayışı, sahabe felsefesi, idraki ile algılamaya bağlıdır. Nurlar’ın aynı tesiri meydana getirebilmesi de ilk dönemin halis talebeleri ölçüsünde onlara rabt-ı kalb etmeye bağlıdır. Belki de bunlar gerçekleştiğinde bir taraftan kemmiyet daha hızlı artacak ama öte taraftan keyfiyet daha bir derinleşecektir. Böylece, kemmiyet keyfiyetin bir buudu olarak geleceğe yelken açacağız.

Ümitsiz Değilim

Ümitsiz değilim dedim.. evet, hiçbir zaman ümidimi yitirmedim. Bugün de hiçbir şey yitirilmiş ve hiçbir şey bitmiş değildir. Zannediyorum az dişler sıkılsa, mü’minlere eski misyonları tekrar kazandırılabilir. O irşad yuvaları içinde çok az insan kalmasına rağmen, belki yedi yüz, belki yedi bin kişiye muallimlik yapabilir. Yedi bin insan yine o irşad yuvaları sayesinde Kur’ân’ın âşığı, Kur’ân mecnunu hâline gelebilir.. gelebilir ve belli bir kıvama erebilir. Ne var ki, bunun için, o misyonun birileri tarafından yani öndekiler tarafından hassasiyetle kontrol edilmesi lâzım.

127