İçeriğe geç

Ben inanıyorum ki, zulmet üstüne zulmetlerin yaşandığı şu içinde bulunduğumuz asırda, hem Türkiye hem de dünyanın sair yerlerinde aydınlıklar dönemi mutlaka yaşanacaktır. Bu dönemde, “Tan yeri süvarileri”nin elmas kalemleri, Mesih nefesleri, alın terleriyle elde edilecek her şey, Allah’tan bilinecek ve nefse pay çıkarma gibi firavunâne işlerden hep Allah’a sığınılacaktır. Bu mevzuda çocuklar önemli bir örnek teşkil eder. Öyle ki birisi, bir çocuğu korkuttuğu ve onun üzerine gittiği zaman o da hemen kendini bir yakınının kucağına atar ve emniyete kavuşmanın verdiği hazla âdeta itminan soluklar.

İşte bu ölçüde kul da kendini Allah’a salmalıdır ki, kendisine Allah’ın zahîr olduğu bir insan, bütün zehirleri panzehir yapabilir. Dolayısıyla tevhidi yakalamaya çalışan her insanın, her şeyde kendisini Allah’ın büyüklüğüne ulaştıracak hakikatleri araştırması ve O’na götürecek tünelleri bulması gerekir. Kaldı ki insan, her gün yirmi dört saatte, yirmi dört defa tevhid yolunda ayrı ayrı tüneller bulsa ve yaptığı her yeni işteki orijinalitenin müşâhedeleriyle dolup taşsa bile, bunu yeterli bulmamalıdır. Çünkü insan, duygu, düşünce, davranış ve sûrî hedefler itibarıyla her an mevzi değiştirmektedir. Zaten جَدِّدُوا إِيمَانَكُمْ بِلَا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ“İmanınızı ‘Lâ ilâhe illallah’ ile yenileyiniz.”5 sözü, sadece kelime-i tevhid ve kelime-i şehadeti söyleyerek iman yenilenmesi mânâsına hamledilmemelidir.

54