İçeriğe geç

Söz buraya gelmişken bir düşüncemi arz ederek bu faslı da kapatmak istiyorum. 70’li yıllardan beri beni ve gönüllüler hareketini yakın plana alan ve yakaladığı her fırsatı değerlendirerek gammazlayan, hatta devlet ricalini iğfal eden ve bir gazetede sahibi olduğu sütunu çoğunlukla bunlara ayıran bir yazar bir gün “Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah” dese inanın bana, o gün benim için bayram olur. O şahsın bana yıllardan beri durmadan, usanmadan, yılmadan yapıp ettiklerini hiç önemsemeden onu bağrıma basarım. Evet, önemli olan o zatın Allah ile arasındaki düşmanlığı aşabilmesi ve O’na yakın olabilmesidir.

Tavzih

İnsanî normların çok çok üstünde, peygamberâne aşk, ümit, arzu, azim ve kararlılıkla hayatını sürdüren bir dava insanının hayal dünyasına girebilirseniz giriniz. Şunları göreceksiniz; bu tür insanların ufku çok engindir.. himmetleri çok âlidir.. hedefleri çok yüksektir.. ve bunlar aynı düşünce çizgisi, aynı hayat felsefesini paylaştıkları, arkadaşlarını hep ideallerindeki gibi görmek isterler. Hele kaderin yollarına su serpip kendilerine yakın kıldığı, kurbetin ve vuslatın şarabını her dem içenlerin, bu dünyanın dışına çıkmalarına asla tahammül edemezler.

İşte aşağıdaki sohbet, kurbet ve vuslatın, ülfet ve ünsiyet sebebiyle işe yaramaz hâle geldiği bir zaman dilimi ve o yüce kamete “Bitsin bu hayat ölümün kollarında.” temennisi yaptıran bir ruh hâleti içinde ve tamamıyla dar bir daire içinde gerçekleştirilmiştir.

A. K.

İman Davasına Gönül Vermişlerle Bir Hasbihal

Çok uzak yerlerden geldiniz. Bu kadar uzak mesafelerden benim gibi bir kıtmîri dinlemeye gelmeniz, çektiğiniz onca sıkıntı ve meşakkate değmediği bir gerçek. Bununla beraber, Rabbim niyetlerinizin derinliğine göre muamelede bulunsun..! Aşk u şevk ihsan etsin..! Geliş ve gidişinizi boşa çıkarmasın..!

115