İçeriğe geç

Hulâsa, hangi meselede olursa olsun, düşüncelerimizi, ifadelerimizi İslâm’ın temel esasları içinde yoğurmak mecburiyetindeyiz. Aksi takdirde farkında olmadan övgü televvünlü kınamalar içine girebiliriz.

Tevhid Ufkuna Ulaşabilmek İçin…

Günümüzde Müslümanlar, hem “tevhidi kazanma” adına pek çok avantajların, hem de “kayma noktaları”nın bulunduğu kaygan bir zeminde hizmetlerini sürdürme durumundalar. Bu dönem, diğer dönemlerde olduğundan fazla “mağrem” ile “mağnem”in atbaşı olduğu bir dönem. İlim ve irfan hizmetleri adına ortaya konan sa’y u gayretler neticesinde meydana gelen duruma baktığımızda görülen o ki, bu işler, ne fertlerin ne de cemaatlerin işi olabilir.!

Evet, bütün işlerin arkasında hakikî müessir ve müsebbibü’l-esbab olan Cenâb-ı Hak vardır. O, hem fertleri hem de cemaatleri bu yolda istihdam etmektedir. Ne var ki bazen, Allah’ın planladığı işlerin tahakkukunda sadece sebeplerden bir sebep sayılan insanlar gaflete düşerek kendilerini fâil gibi görüp, “Biz yaptık, biz ettik.” diyebilirler. İşte bu nokta, insan için bir kayma noktasıdır. Hâlbuki kendisini İslâmî hizmetlere adamış hak yolcusu, yaptığı işlerin hepsini Allah’tan bilmeli ve O’na olan hamdini dile getirme adına da her zaman dolu dolu “Her şey Senden Allahım. Sen Ganîsin, Rabbim Sana döndüm yüzüm.” diyerek Hakk’a yürümelidir.. yürümelidir ki böyle bir insan için sarp yollar dümdüz, düzlükler de pürüzsüz olur. Ayrıca tevhid ufkunu yakalamaya çalışan bir insan için haddini bilmenin ifadesi sayılan bu sözler, aynı zamanda gerçek bir arınma vesilesi de olabilir.

53