Evet, O, değil insanlara, hayvanlara bile fevkalâde hassas bir şekilde davranmış, onlara verilen en küçük rahatsızlık karşısında ciddî olarak rencide olmuş ve bu konuda etrafındakileri uyarmıştır.19 Hayvanlara karşı tavrı bu olan Allah Resûlü’nün insanlara karşı davranışı bundan daha ötedir. O, namazda, Rabbisinin huzurunda dururken, bir çocuk ağlaması işitse, o çocuğun annesinin hafakanlarını kalbinde duyar ve namazı acele olarak kılardı.20 O’na, “Hibbu’r-Rasûl” yani Peygamber’in sevdiği, sevgilisi unvanını alan Üsame İbn Zeyd’in,21 bir savaşta samimî olmadığı inancıyla karşı taraftan “Lâ ilâhe illallah” diyen birisini öldürdüğü haberi ulaştığında fevkalâde rahatsız olmuş ve Üsame’ye defaatle “Kalbini yarıp da baktın mı?” demiştir. Öyle ki Hazreti Üsame, “Keşke bu zamana kadar Müslüman olmasaydım da Allah Resûlü’nden bu itabı duymasaydım!”22 temennisinde bulunmuştur.
Yine O Nebiler Sultanı (sallallâhu aleyhi ve sellem) Medine’yi teşrif ettiklerinde, Medine ahalisi ile yapmış olduğu anlaşmada (Medine Vesikası) diğer din müntesiplerine öylesine haklar tanımıştır ki, onlar günümüzde yürürlükte olan İnsan Hakları Beyannamesi’nde, insanlara tanınan haklardan çok çok ileridedir.23
Evet, bizim hoşgörü anlayışımıza kaynaklık eden dinimizdir veya hoşgörü, dinimizin tabiatının gereği ve onun bir derinliğidir. Biz, o dini hayatımıza hayat kıldığımız asırlarca, bu uzun zaman dilimlerinde o hoşgörüyü dünya çapında temsil etmişizdir.
Dipnotlar
- 19 Bkz.: Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 4/173; Abd İbn Humeyd, el-Müsned s.154.
- 20 Bkz.: Buhârî, ezân 65, 163; Ebû Dâvûd, salât 122; Nesâî, imâmet 35.
- 21 Bkz.: Buhârî, enbiyâ 54, fezâilü ashâb 18, hudûd 20; Müslim, hudûd 8.
- 22 Buhârî, meğâzî 45; Müslim, îmân 158-160.
- 23 Bkz.: Muhammed Hamidullah, İslâm Peygamberi 1/118, 170.