Siyasî konular gibi, birçok insanı cazibesi altına alarak peşinden sürükleyen “geçici meseleler”, çoğu kez temel meselelerin yerine geçerek insanların gözlerini kamaştırabilir. Bu tür meseleler, insanların cismaniyetlerine ve beşerî mantıklarına, İmam Gazzâlî’nin tasnifi içinde “akl-ı meaş”larına54 baktığından dolayı, onların başlarını döndürüp bakışlarını bulandırabilir. Ancak, hakikat itibarıyla bunların hepsi, gelip geçici şeylerdir. Gelip geçici olduklarından dolayı da, Çağın Büyük Dâhisi’nin ifadesiyle, onların binlercesi ebediyete bakmadığı ve değişmez bir keyfiyete sahip bulunmadığı için, bizim meselelerimizin zerresine mukabil gelemez.55
Biz, dünyaya ait bu tür meselelere, Arapça ifadesiyle “inhimak” diyebileceğim ölçüde içine dalmaz; bize ne kadar lâzımsa o kadar alâkadar oluruz. Yani sağ ayağımızı gayet sağlam olarak bize ait hakikatlere basıp, sol ayağımızla yetmiş iki millet içinde dolaşırken siyasetin hakkını da o cümleden olarak yerine getirmeye çalışırız.
Gayb Merakı ve Düşünce Ufkumuz
Öteden beri bana; “2000 yılında ne olacak?” veya “2010’da ne olacak?” vs. gibi sorular çok sorulmuştur. Cevabım hep şu olmuştur: İnşâallah 2000 yılında veya 2010 yılında daha çok insan, imanın yümün ve bereketiyle emniyet ve itminana kavuşacak.. daha çok insan vicdanında Cennet numunesi bir çekirdek taşıdığının şuuruna erecek.. daha çok insan “iki kere iki dört eder” kat’iyetinde Cennet’in varlığına inanacak.. kendilerini Cehennem’e götürecek davranışlardan gerektiğinden daha fazla sakınacak.. ve dünyada bir huzur toplumu, bir fazilet toplumu meydana gelecek…
Dipnotlar
- 54 el-Gazzâlî, İhyâu ulûmi’d-dîn 2/60-61.
- 55 Bkz.: Bediüzzaman, Sözler s.681 (Otuz İkinci Söz, İkinci Mevkıf, Üçüncü Maksat).