Hakikaten böyle miyiz? Genel düşüncemiz, tavrımız itibarıyla böyle olduğumuza inanıyoruz. Yalnız imana, Kur’ân’a hizmet yolunda bulunsa da gurur, kibir, mal, para, şöhret gibi boşluklara düşebilecek insanların var olabileceği de kat’iyen hatırdan çıkarılmamalıdır. Hatta böyleleri bazen temsil makamında da olabilir.. olabilir ve çevredeki insanlar, bu kişilere bakarak hakkımızda hüküm kesip biçebilirler. Vâkıa, onların yaptığı haksızlık ve suizandır ama temsil konumunda bulunan kişilerin yaptığına ne demeli!
Rabbim, iç ve dış değişikliklere uğramadan, başlangıçtaki düşünce, duygu, inanç safiyeti içinde hayatımızı hitama erdirmeyi hepimize nasip eylesin.!
Dünya ve Biz
Bizim dünya ile alâkamız, her yerde izzet-i İslâmiye’yi göstermek, temsil etmeye çalıştığımız elmas misali hakikatleri başkalarına da anlatmak, o aydınlık yolu onlara tanıtmak düşüncesine matuftur. İşte, bizim gözümüzün bir kenarıyla bazen dünyaya bir “nigâh-ı âşinâ” kılmamızın hakikî sebeplerinden bazılarıdır bunlar. Evet, biz, bu düşüncelerle Kasas sûresinde ferman edilen “Dünyadan da nasibini unutma!”52 beyanıyla tam mutabakat içindeyiz. Zira o âyet-i kerimede Kur’ân, “Ahiret yurdunu ara!”53 derken اِبْتِغَاءٌ (ibtiğâ) fiilini kullanıyor ki, bu “Bütün benliğinle ahirete yönel ve ahirete ahiret kadar değer ver!” demektir. Bundan da anlaşıldığı üzere, ahiret için bütün imkânlar seferber edilmeli, “Dünya için de nasibi unutma!” esasına bağlı kalınmalıdır.
Siyaset ve Biz
Dipnotlar
- 52 Kasas sûresi, 28/77.
- 53 Kasas sûresi, 28/77.