İçeriğe geç

“Onların mallarından bir sadaka al ki bu sadaka vasıtasıyla onları temizlemiş, kirlerinden arındırmış olasın. Ve onlara dua et. Senin hakkındaki duan, onlar için huzur vesilesidir.”207

Evet, Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem), mü’minlerden aldığı sadaka ve yaptığı dua ile onları maddî-mânevî kirlerden temizlemiş ve onlara, maddî-mânevî huzura giden yolları açmıştır.

Zekât, çok yönlü bir manevi temizlenmenin adıdır. Onunla hem zekâtı verilen mal, hem veren hem de alan muhtemel pek çok kirden arınmış olur.

Bir hadiste Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) zekât ve sadakanın başta kendisi olmak üzere bütün âline (soyuna) haram olduğunu bildirdiği yerde, إِنَّ هَذِهِ الصَّدَقَاتِ إِنَّمَا هِيَ أَوْسَاخُ النَّاسِ لَا تَحِلُّ لِمُحَمَّدٍ وَلَا لِآلِ مُحَمَّدٍ“Şüphesiz ki bu zekât ve sadakalar, insanların kirlerinden ibaret olup onlar, Muhammed’e (sallallâhu aleyhi ve sellem) ve O’nun ailesine helâl değildir.”208 demekle dolaylı olarak insanların elinde bulunan malların kirini sadaka ve zekâtın temizleyeceğine işaret etmektedir.

Yine Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem), إِنَّ اللّٰهَ لَمْ يَفْرِضِ الزَّكَاةَ إِلَّا لِيُطَيِّبَ مَا بَقِيَ مِنْ أَمْوَالِكُمْ “Allah, zekâtı, malınızın geri kalanını temizlesin diye farz kıldı.”209 derken de aynı noktaya dikkat çekmektedir. Bu demek ki, zekâtı verilen mal, bu kirli kısım ayrıldıktan sonra temiz hâle gelmektedir.

Daha önce de belirttiğimiz gibi zekât veren şahıs, Kur’ân ve hadislerde çirkinliği ortaya konan mal sevgisi, dünya hırsı, cimrilik gibi hastalıklardan kurtulmakta ve böylece bunlar sebebiyle gelen günahlardan temizlenmiş olmaktadır. Ayrıca zekât, dünyada ebedî kalma ve devamlı mal biriktirme gibi duygularla beslenen tûl-i emeli de ortadan kaldıran önemli bir faktördür.

128