İçeriğe geç
7. Bölüm

2. Tarihte Zekât

2. TARİHTE ZEKÂT

A. İslâmiyet’ten Önce Zekât

Daha önce de kısaca temas edildiği üzere toplum hayatının düzenli bir şekilde devam edebilmesi için insanlar arasında malî farklılıkların bulunması tabiidir; hatta cemiyet şuurunun yerleşmesi için bunun zaruri olduğu da söylenebilir. Bu açıdan bakıldığında insanlık tarihi, bu farklılığı hep yaşamış ve bundan sonra da yaşamaya devam edecektir. Nitekim Kur’an-ı Hakîm, “Senin Rabbinin rahmetini onlar mı taksim ediyorlar? Halbuki bu dünya hayatında onların maişetlerini aralarında taksim eden, bir kısmının diğer kısmını çalıştırması için, kimini kimine üstün kılan Biziz. Senin Rabbinin rahmeti ise, onların topladıkları bütün şeylerden daha hayırlıdır.”111 buyurmak suretiyle yaratılışa ait bu hakikati bütün berraklığıyla ortaya koymaktadır.

İnsanların elinden tutup onlara maddî-mânevi yükselişe giden yolları göstermekle mükellef kılınan peygamberlerin (alâ nebiyyinâ ve aleyhimüsselâm) önemli vazifelerinden birisi de, insanlar arasındaki bu farklılığı asgari seviyeye indirmek; en azından onlara ifrat ve tefritten uzak orta bir hayat standardı takdim edebilmektir. Bu meyanda onlar, diğer hükümlerin yanında bunu sağlamanın en önemli yollarından birisi olan zekât mükellefiyetini de toplumlarına tebliğ etmişlerdir. Her peygamber hakkında bilgimiz olmasa bile, Kur’ân ve Sünnet’te zikredilen peygamberlerle ilgili verilen bilgiler bu konuda bize yeterli kanaat vermektedir.

Mesela Enbiyâ sûresinde Hazreti İbrahim, Hazreti İshak ve Hazreti Yakup’tan (aleyhimüsselâm) bahsedildikten sonra, وَجَعَلْنَاهُمْ أَئِمَّةً يَهْدُونَ بِأَمْرِنَا وَأَوْحَيْنَا إِلَيْهِمْ فِعْلَ الْخَيْرَاتِ وَإِقَامَ الصَّلَاةِ وَإِيتَاءَ الزَّكَاةِ وَكَانُوا لَنَا عَابِدِينَ“Onları, emrimizle doğru yolu gösteren önderler yaptık ve onlara hayırlı işler yapmayı, namazı ve zekâtı vahyettik. Onlar bize kulluk eden insanlardı.”112 buyrulmak suretiyle, onların da ümmetlerine zekâtı emrettikleri ifade edilmiştir.

75