3. Cömertliğin Önündeki Engeller
3. CÖMERTLİĞİN ÖNÜNDEKİ ENGELLER
Cömertlik, bir mü’minde olması gereken tabii bir olgu iken onun önüne çıkabilecek birçok engel de vardır. Elbette burada şeytan ve nefsin payı büyüktür. Hedefine ulaşabilmek için her türlü yolu kullanan şeytan, insandaki fakirlik korkusunu harekete geçirerek onu her türlü hayırdan mahrum etmek ister. Çoğu zaman nefis tarafından da desteklenen bu düşünce, cömertliğin önünde, kaldırılması gereken bir engel olarak durmaktadır.
Dolayısıyla başta şeytanın bu oyunlarını ve cimriliğin getireceği ferdî ve içtimaî zararları bilmekte fayda vardır. Aksi hâlde engelleri aşmakta zorlanır ve bizden beklenen performansı, kâmetimize uygun bir şekilde edaya muvaffak olamayız.
A. Şeytanın İki Oyunu
Şeytanın yaratılmasının bir hikmet-i vücudu vardır. O, nefsin de desteğini alarak insana musallat olacak, kötülükleri güzel, güzel şeyleri de çirkin göstermeye çalışacak; buna mukabil insan da onun bu tesvîlâtına karşı koyup kulluk duruşunu korumaya çalışırken, mahiyetinde mündemiç kabiliyetlerin inkişaf ettiğini müşahede edecektir. Bu, insanın bütün istidatlarını ortaya koyarak insan-ı kâmil ufkuna ulaşmasını netice verebilecek derecede avantajları olan bir durum olduğu gibi, iradesinin hakkını veremeyenler için başaşağı yuvarlanmaya da açık, iki sonuca da gebe bir imtihan vetiresidir.
Şeytan, bir yönüyle, Cennet’ten kovulmasını, insanın yaratılmasına bağladı. Zira o güne kadar Cennet’in nimetlerinden istifade etmekteydi. İnsana secde emrinin altında kalıp bu nimetten uzaklaştırılmasıyla birlikte yolunu belirledi ve sırat-ı müstakimden ayrıldı. Allah’tan müddet istedi ve kendisine bu müddet verildi. Arkasından, Allah’ın kullarını yoldan çıkaracağına dair yeminler savurdu. Ve o gün bugündür, ahdettiği ve kendine vazife bildiği noktalarda insanoğluna vurmaya devam etmektedir.