İçeriğe geç

Mekke hayatı bilinmezlerle doludur. Orada bir merhaleye kadar tebliğ açıktan yapılamadığı gibi, yeni teşekkül etme durumunda olan Müslümanların malî yapısı da tam netlik kazanmamıştır. O dönemde hemen her şey, Peygamberimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) ve birçok sahabinin kendi imkânları dâhilinde yaptıkları malî fedakârlıklarla yürüyordu; malın toplanması ve dağıtımıyla ilgili sistemleşmiş bir ünite henüz yoktu. Efendimiz (aleyhissalâtü vesselam), kendisine ulaştırılan yardımları, ihtiyaç hissedilen yerlere ya bizzat kendisi ya da bazı sahabilerin eliyle ulaştırıyordu.

Medine döneminin ilk yıllarında da nispeten devam eden bu şartlar, bir müddet sonra yerini bolluk ve berekete bıraktı. Gerek Müslümanlardan alınan zekât, öşür ve sadakalar, gerekse maddî cihadın getirdiği fey ve ganimetler hazineyi doldurdu. Zaten Efendimiz de (sallallâhu aleyhi ve sellem) hazineyi müthiş denecek ölçüde dengeli kullanıyordu. Kesinlikle ölü yatırıma tek kuruş hacanmıyor ve eldeki imkânlar sadece olması gereken yerlere sarf ediliyordu. Bunun yanında gerekli yerlere yapılan harcamalar da yine dengeyi bozmayacak şekildeydi.

ııı. Parada Canlılık

90