İçeriğe geç

Alan el durumunda bulunan kimseler de zenginlere karşı içlerinde beslemeleri muhtemel kin ve nefreti, cömertlik hissiyle coşup kendilerine el uzatanların bu civanmertlikleri karşısında eritirlerken, aynı zamanda Allah’a isyan duygularının yeşermesine müsait bir iklim olan fakirlikten ve muhtemel bir psikozdan kurtulmuş olurlar.

f. Malı Bereketlendirir

Zekâtı verilen mal zahiren eksiliyor gibi görünse de aslında Rahmeti Sonsuz’un bereketine mazhar olduğu için artar. Zira bütün kevn ü mekân elinde olan Allah (celle celâluhu), zekâtını veren insana malını artırma yollarını ilham eder ki, bu hükmü destekleyen –bilhassa esnaf arasında meşhur olmuş– birçok misal ve mesel vardır. Evet, kalbler elinde olan Allah (celle celâluhu), istediği ve hikmeti iktiza ettiği zaman kalbleri, emrini yerine getirip zekâtını veren kimselere meylettirir de o insanın ticaretinde sürpriz canlanmalar görülür.

Dahası, zekât ve sadaka olarak verilen miktarın malı eksiltmeyeceğini, bilakis artıracağını Cenab-ı Allah vaat buyurmuştur:

وَمَا آتَيْتُمْ مِنْ رِبًا لِيَرْبُوَ فِي أَمْوَالِ النَّاسِ فَلَا يَرْبُو عِنْدَ اللّٰهِ وَمَا آتَيْتُمْ مِنْ زَكَاةٍ تُرِيدُونَ وَجْهَ اللّٰهِ فَأُولَئِكَ هُمُ الْمُضْعِفُونَ

“Mallarınızın artması için alıp verdiğiniz faizin Allah katında artırdığı bir şey yoktur. Fakat Allah’ın rızasını dileyerek zekât verenlere gelince işte onlar, (sevap ve mallarını) kat kat artıranlardır.”210

Bu âyet-i celile, artırma düşüncesiyle mallarını faize yatıranların, gerçekte maksatlarının aksiyle tokat yiyeceklerini, Allah’ın rızası istikametinde tasaddukta bulunanların ise, verdiklerinden daha fazlasıyla berekete nail olacaklarını anlatır. Bu mânâyı destekleyen başka bir âyet-i kerimede ise şöyle buyrulmaktadır: يَمْحَقُ اللّٰهُ الرِّبَا وَيُرْبِي الصَّدَقَاتِ “Allah, faizi (faiz kaynaklı paranın değerini, bereketini) azaltır, kıymetsizleştirir. Sadakaları ise nemalandırır, bereketlendirir.”211

129