İçeriğe geç

Allah Resûlü acelesinin sebebini izah etti: “Melekler bizden önce yetişir, Hanzala’yı yıkadıkları gibi Sa’d’ın cenazesini de yıkarlar ve biz bu pâyeden mahrum kalırız diye korktum ve onun için acele ettim.” dedi. Cenaze namazında Allah Resûlü ayaklarının ucuna basarak yürüyordu. Sebebini soranlara, “O kadar çok melek var ki, adım atacak yer bulamıyorum.” diyordu.148

c. Melekler Ordusu

Hendek muharebesinde İslâm ordusu, düşmanlar tarafından çepeçevre kuşatılmıştır. Önde Kureyş müşrikleri arkada ise her an kötülük yapmaları muhtemel çeşitli Yahudi kabileleri.. savaş bütün şiddetiyle devam ediyor. Bir ara Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem): “İçinizde, Ebû Süfyan tarafına geçip onların durumundan bize haber getirecek birisi yok mu?” buyurdu. Fakat şahıs açıkça belirlenmediği için Allah Resûlü’nün teklifine kimse cevap vermedi. Belki de hiç kimsenin yerinden kalkacak dermanı yoktu.

Bunun üzerine Efendimiz, Huzeyfe’ye (radıyallâhu anh) ismiyle seslendi: “Kalk, git. Ebû Süfyan ve ordusu hakkında bize haber getir!” dedi. Ardından da “Sakın gidip gelirken herhangi bir hâdiseye sebebiyet verme ve onlara görünme!” diye tenbihte bulundu.149

Hâdisenin gerisini bizzat bu şanlı sahabiden dinleyelim:

“Ben hemen yerimden fırlayıp kalktım. Sanki o yorgun-argın insan ben değilmişim gibiydi.. öyle zindelenmiş, öyle canlanmıştım. Yola koyulduğumda hava gül gülistandı. Âdeta güneş başımı yakıyordu. Hâlbuki karşı tarafa geçtiğimde bir de ne göreyim, ortalık kızıl kıyamet. Fırtına her şeyi önüne almış sürüklüyor.. kazanlar devriliyor, çadırlar uçuşuyor, insanlar oraya-buraya koşuşuyor.. bu arada Ebû Süfyan’ın sesini duydum, ordusuna şöyle bağırıyordu: “Muhkem bir yerde değilsiniz. Göçe hazırlanın. Ben göç ediyorum!”

205