Bunlar birbiriyle iç içe ve birbiriyle sebep-netice bütünlüğünde olan durumlardır ki, Allah Resûlü’nün dualarında peşi peşine zikredilirler. Kalbte kasvet varsa, gözde yaş olmaz; göz yaşarmıyorsa, o insanın kalbinde rikkat bulunmaz; bunların olmadığı yerde ise elde edilen bütün malumat ahiret adına hiçbir işe yaramaz. Faydasız geçen bir ömrün ise hesabı çok çetindir. Böyle bir ömür yaşamaktansa, bir an evvel ölmek daha yeğdir. Ölümü kendisine tercih ettirecek ömür ise sırtta bir yük, omuzda bir bâr demektir. Böyle bir ömürden Cenâb-ı Hakk’a sığınmak gerektir.
Melek, aşk ve cûşiş insanıyla beraber bulunmaktan ayrı bir haz, ledünnî bir zevk alır. Evet, onunla el ele, dudak dudağa, gönül gönüle vermek ve bütünleşip yek vücut hâline gelmek melek için ayrı bir seçkinlik pâyesi sayılır.
Meleklerle insanlar arasındaki irtibatı anlatan hadislerden biri de şudur:
“Kim ilim yoluna sülûk ederse, Allah ona Cennet’e giden yolu kolaylaştırır. Melekler işittikleri şeylerden hoşnut oldukları için kanatlarını ilim talibinin ayakları altına sererler.”133
Nasıl olur bu? Melekler, ilim yolcularının gelip geçecekleri yollara nasıl kanatlarını sererler?
Bizce keyfiyeti meçhul. Fakat bilinen bir gerçek var ki o da, sayıları çok az bu seçkinler, meleklerce koruma altındadırlar. Çünkü onlar nebilerin vârisleridir. “Allah seni koruyacaktır.”134 hakikati onlar hakkında da böyle tecellî etmektedir. Allah ve Resûlü onlardan hoşnut ve razıdır. Böyle olunca da melekler onlardan hoşnut ve razı olmak durumundadır.
Dipnotlar
- 133 Ebû Dâvûd, ilim 1; Tirmizî, ilim 19; İbn Mâce, mukaddime 17.
- 134 Mâide sûresi, 5/67.