İçeriğe geç

Meleklerin münasebetini kesintiye uğratan bir başka sebebe de Allah Resûlü şöyle işaret buyurur: “İçinde suret ve köpek bulunan bir eve melekler girmez.”136

Bir başka hadiste de bu husus teyit edilmektedir. Şöyle ki, Efendimiz, Cibril’le buluşacaktır. Vakit geldiği hâlde Cibril bir türlü gelmemektedir. Efendimiz bundan ciddî şekilde tedirgin olur. Acaba Cibril niçin gelmemiştir? Gelmesine mâni nedir?

Daha sonra Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) evin içini araştırır. Divan gibi bir şeyin altında torunları Hz. Hasan ve Hüseyin’e ait küçük bir köpek yavrusu bulur. Onu dışarıya çıkarır. Hemen Cibril gelir. Efendimiz niçin geciktiğini sorar. Cibril cevap verir: “Biz melekler topluluğu, resim ve köpeğin bulunduğu yere girmeyiz…”137

Bütün bunlardan da anlaşılıyor ki, insanla melek arasındaki münasebetin devamı için, belli bir zemin ve belli bir atmosfer şartı söz konusudur. Böyle bir zemin temin edildiği sürece melekler insanı çepeçevre kuşatırlar. Bu temin edilmediği zaman ise insanı şeytanıyla baş başa bırakırlar.

Cenâb-ı Hak’tan niyazımız, bizi hep meleklere enîs ve celîs etmesidir. Onlarla dost olup, onlarla oturup kalkalım… Ahirette de yine “Kişi sevdiğiyle, dostuyla beraberdir.”138 fehvâsınca onlarla beraber olmaya hak kazanalım…

Mevzuu, meleklerin temessül etmesiyle alâkalı Kur’ân ve hadis kaynaklı müşahhas bazı misallerle bitirmek istiyorum.

D. MELEKLERİN TEMESSÜLÜ

1. KUR’ÂN’DA MELEKLERİN TEMESSÜLÜ

Temessül, Arapça bir kelime olup, bir şeyin belli şekil ve surete bürünmesi mânâsına gelir. Meleklerin temessülü ise, onların cismanî bir şekil alarak bizlere görünmesi demektir. İşte bu mânâda meleklerin temessül ettiğine dair pek çok misal vardır.

198