Sahabe, kendi devirlerindeki saf tutma keyfiyetini Ebû Dâvûd’un Sünen’i ve Dârekutnî’de bize şöyle anlatır: “Omuzlarımız yanımızdakilerin omuzlarına, topuklarımız da yine yanımızdakilerin topuklarına değerdi. (Öyle ki elbiselerimiz öncelikle omuzlardan eskimeye başlardı, safları o kadar sık tutardık.)”26
Onlar, kurşunla perçinlenmiş bir duvar gibiydiler her hâlleriyle.. ve âdeta göklerdeki meleklerin benzeriydiler. Kur’ân, meleklerin kendilerini şöyle anlattıklarını nakleder: “Biziz o saf saf dizilenler biz. Ve biziz o tesbih edenler biz.”27
Evet, kulluk, meleklerinkine benzetildiği ölçüde derinleşir.
7. MELEKLERDEKİ HAŞYET
a. Meleklerin Allah Korkusu: İclâl
Meleklerde müthiş denecek çapta ve bizim havsalamızın alamayacağı ölçüde bir haşyet ve Allah korkusu vardır. Kur’ân onların bu durumunu şöyle anlatır:
“Üstlerindeki Rabbilerinden korkarlar ve emredildikleri şeyi harfiyen yerine getirirler.”28
Bu âyet bilhasa meleklere ait havfı anlatır. Onun için evvelâ bu mânâda “havf” ile ilgili bazı mülâhazalarımızı arz etmekte yarar var.29
Havf (korku) çeşit çeşittir. Havf bazen günahtan olur. Mü’min, günahları karşısında irkilir, ürperir ve titrer. Nasıl olmasın ki, günah ebed yolunda insanın önünü kesmiş en büyük düşmanıdır. Ve her zaman onun varlık gayesini tehdit etmektedir. Allah’a kul olmak için yaratılmış olan insan, kendine bir vedîa ve emanet olarak verilen uzuvları, günah ve inhiraflarla Hakk’ın istemediği istikamette ve kendi hevesine göre kullanmakla emanete hıyanet ve kendine de zulmetmiş sayılır.
Dipnotlar
- 26 Ebû Dâvûd, salât 93; Dârakutnî, es-Sünen 1/282; Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 4/276. Ayrıca bkz.: Buhârî, ezan 76.
- 27 Sâffât sûresi, 37/165-166.
- 28 Nahl sûresi, 16/50.
- 29 Havf ile alâkalı ayrıca bkz.: M. Fethullah Gülen, Kalbin Zümrüt Tepeleri 1/58-64.