İçeriğe geç

Âlimlerin ekserisi, meleklerin, insanın kalbinden geçen şeylere de muttali olduklarını söylerler. Bazı âlimler bunu kabul etmeyip kendi görüşlerini destekler mahiyette mürsel birkaç hadis rivayet etseler de, birinci görüşü savunanlar iddialarında haklı gibidirler. Zira Buhârî, Müslim ve Tirmizî’de meleklerin, insanın kalbinden geçen şeylere muttali olduklarına dair pek çok hadis vardır. Meselâ bu hadislerden birinde şöyle denilmektedir:

“Aziz ve Celil olan Allah, meleklerine şöyle ferman eder: Kulum bir kötülük yapmak istediğinde onu yapıncaya kadar yazmayın. Yaptığında da sadece bir günah yazın. Eğer onu Benden dolayı terk ederse bir iyilik yazın. Eğer iyilik yapmak ister de yapamazsa bir sevap yazın. Eğer yaparsa, on mislinden başlayarak yetmiş bin misline kadar sevap yazın.”16

Demek oluyor ki, insanın niyetine, niyetindeki ihlâs ve samimiyet baremine göre sevaplar kat kat yazılıyor. Günahlara gelince, onlar, Cenâb-ı Hakk’ın merhametinin bir eseri olarak sadece işlenen kadar kaydedilir.

Bu mânâları ifade eden sayısız hadis vardır. İfadelerdeki farklılıklara rağmen aynı noktayı işaret etmelerinin mânâya kazandırdığı kuvvete dayanarak diyoruz ki, melekler insanların niyetlerini bilmektedirler. Ancak onlar kendi istedikleri gibi yazma-çizme hakkına sahip değillerdir. Niyetlerin iyi veya kötüsünün nasıl kaydedilmesi gerektiğine dair bizzat Cenâb-ı Hak’tan talimatları gelmektedir.

4. MELEKLERİN HZ. ÂDEM’E SECDE ETMESİNDEKİ SIR

129