İçeriğe geç

Evet, insana ait her şey iyi-kötü mutlaka ahirette değerlendirilmek üzere amel defterine tespit edilmektedir. Başka bir âyette de: “Mükerrem Kâtipler, yaptıklarınızı bilmekte.”10 buyrulmaktadır. Diğer bir âyette de bu hususta şöyle tahşidat yapılmaktadır: “Yoksa Biz, onların sırlarını ve gizli konuşmalarını işitmez miyiz sanıyorlar? Hayır, işitiriz ve yanlarında bulunan elçilerimiz de (her yaptıklarını) yazarlar.”11

c. Melekler Amellerimizi Yazar ve Niyetlerimizi Bilirler

Kur’ân-ı Kerim meleklerin yazma işini çeşitli vesilelerle anlatır.12 İmam Hasan ve İmam Katade, mübah şeylerin dahi melekler tarafından yazıldığını söylerler. Onlara göre, ağzımıza koyduğumuz her lokma dahi yazılmaktadır. Onun içindir ki seleften bazı zatlar, vücutlarını ayakta tutacak kadar yemek yer ve “Lokmalar yazılıyor. Cenâb-ı Hakk’ın huzurunda defterlerin açıldığında durmadan yiyip içen bir kul olmaktan utanır, hayâ ederim.” derlerdi.

Bazıları da, def-i hâcete fazla ihtiyaç duymamak için böyle davranırlardı; davranırlardı zira oraya her girişinin Cenâb-ı Hak’tan bir uzaklık olduğunu düşünürlerdi. Ayrıca, ihtiyacını gidermek için oraya giren bir insanın açılıp-saçılmasını da hesaba katarlardı. Böyle utanılacak bir şeyi sıkça yapmak ise onlar için bir ızdıraptı. Bunun için de onlar, buna sebep olabilecek şeyleri imkân ölçüsünde azaltmaya bakarlardı.

Mübahları terk etmek gerekir mi, gerekmez mi?

Bu, eskiden beri üzerinde konuşulagelen bir husustur. Bize göre insan, israfa meyletmemek şartıyla mübahlardan istifade etmelidir. Bunda bir mahzur yoktur. Ancak yine de bütün davranışların yazıldığı hesaba katılarak hareket edilmelidir. Cumhur, her şeyin kaydedildiğini söylerken İbn Abbas (radıyallâhu anh) sadece günah ve sevapların yazıldığını söylemektedir.

127