“İbrahim’den korku gidip kendisine sevinç gelince, Lut kavmi hakkında bizimle mücadele etmeye başladı. (Elçilerimize onlardan azabı kaldırmalarını veya hafifletmelerini rica ediyordu.) Çünkü İbrahim, gerçekten halimdir, içlidir, Allah’a dönüp yalvarandır. (Melekler): ‘Ey İbrahim, dediler, bundan vazgeç. (Boşuna uğraşma) Zira Rabbinin emri gelmiştir. Mutlaka onlara, geri çevrilmez azap gelecektir.’”141
Hâdisenin başka bir kesiti de Ankebût sûresinde şöyle anlatılır:
“(İbrahim): ‘Ama orada Lut var!’ dedi. ‘Biz orada kimin bulunduğunu daha iyi biliriz. Onu ve ailesini kurtaracağız. Yalnız karısı (azapta) kalacaklardandır.’”142
Melekler Hz. Lut’a gelirler. Hepsi de göz kamaştıracak kadar güzel birer delikanlı şeklindedir. Hz. Lut onların gelişinden ve kavminin ahlâksızlıkları sebebiyle onu mahcup edecek davranış sergileyeceğinden ciddî şekilde endişe duyar ve içi daralır. Hâdiseyi Kur’ân’dan takip edelim:
“Elçilerimiz Lut’a gelince, onlar yüzünden kaygılandı, (çünkü elçiler genç delikanlı şeklinde gelmişlerdi) onlar için içi daraldı, ‘Bu çetin bir gündür!’ dedi. Daha önce de kötü işler yapmakta olan kavmi koşarak ona geldiler. Lut: ‘Ey kavmim, işte kızlarım onlar sizin için daha (güzel, daha) temiz! Allah’tan korkun, konuklarım içinde beni rezil etmeyin! İçinizde aklı başında bir adam yok mu sizin?’ dedi.
Dipnotlar
- 141 Hûd sûresi, 11/74-76.
- 142 Ankebût sûresi, 29/32.