İçeriğe geç

İşte her sahabinin endişe ve korkusu! Hz. Muaviye ki, onun devrinde nice ülkeler fethedildi. İslâm ordusu İstanbul surlarına kadar dayandı. Kıbrıs o devrede İslâm diyarı oldu. “Türk’ün sahabisi” diyebileceğimiz Ebû Eyyub el-Ensârî Hazretleri İstanbul’a onun devrinde geldi. Ancak o bütün bu olanlara bel bağlamıyordu. Şefaatini umduğu tek şey, Efendimiz’e ait mübarek tırnak ve tüylerin kendisiyle beraber bulunacak olmasıydı.

Bu bir anlayış meselesidir. Dinde yeri vardır-yoktur, burada onun münakaşasını yapacak değiliz. Belki bunlar şifreyi çözen davranışlardır. Rahmet, bu şifrenin çözülmesiyle ihtizaza gelecektir. Nitekim kendini yaktıran adam da şeriata göre amel etmiş değildir. Fakat onun korku ve endişe yüklü bu ameli kurtuluşuna sebebiyet vermiştir.

Melekler de, melekleşmiş insanlar da “haşyet” içindedirler. Çünkü onlar “Allah”ı bilmekte ve O’nu tanımaktadırlar. Bu mânâya işaret içindir ki Kur’ân’da “Allah’a karşı en çok haşyet içinde olanlar, Allah’ın âlim kullarıdır.”39 buyrulmaktadır. Allah’ı bilen, elbette O’na karşı haşyet içinde olacaktır.

B. DERECELERİNE GÖRE MELEKLER

1. HZ. CİBRİL (aleyhisselâm)

Meleklere, Kur’ân ve Sünnet’te anlatılan vasıflarıyla inanmalı ve bu vasıflarla onlar tavsif edilmelidir. Aksi hâlde cahiliye devrinde olduğu gibi, bir kısım çarpıklıklara, aşırılıklara girilebilir. Nitekim bazıları onlara -hâşâ- “Allah’ın kızları” demişti.. Kur’ân, bu itikat inhirafını tashih ederek meleklerin gerçek hüviyetlerini ortaya koymuştur.40 Sünnet’te de meleklere ait birçok hususiyet ve keyfiyet zikredilmiştir. Melekler arasında bir kısım müşterekler olduğu gibi bir kısım mertebe farkları da vardır. Şimdi biz, en büyüklerinden bazılarına kısaca temas edelim:

140