İçeriğe geç

أُعِدَّتْ لِلْكَافِرِينَ “Kâfirler için hazırlanmıştir.” âyeti bize şunu da anlatır: Dünyada musibetler umumileştiğinde, o musibet bir parça olsun hafifler. Cehennem’de ve Cehennem azabında ise böyle bir hafifleme söz konusu değildir. Ahirette ilâhî kudret daha önde, hikmet ise ona göre bir bakıma daha geridedir ve esbap perdesi aradan kalkmıştır. Orada bütünüyle hakka’l-yakîn zirvesinde daire-i akaid hükümfermâdır. Öyleyse küfre ve dalâlete giren, nev’i şahsına mahsus olarak azaba maruz kalacak; iyilik yapan da nev’i şahsına mahsus naîm-i Cennet ile mütelezziz olacaktır. Oysaki dünyada durum böyle değildir. Şöyle ki, bazen bir beldede haksızlık ve zulüm işlendiğinde gelen musibet umumi olarak gelir. وَاتَّقُوا فِتْنَةً لَا تُصِيبَنَّ الَّذِينَ ظَلَمُوا مِنْكُمْ خَۤاصَّةً وَاعْلَمُۤوا أَنَّ اللّٰهَ شَدِيدُ الْعِقَابِ “O fitneden sakının ki, geldiğinde içinizden yalnız zulmedenlere dokunmakla kalmaz, hepinize şamil olur. Biliniz ki Allah’ın cezalandırması şiddetlidir.” (Enfâl sûresi, 8/25) Burada ise أُعِدَّتْ لِلْكَافِرِينَ deniyor. Kâfir, Cehennem’e; mü’min de Cennet’e giriyor, inanç ve yaşam tarzlarına göre muamele görüyorlar.

أُعِدَّتْ لِلْكَافِرِينَ ifadesi aynı zamanda, Cehennem’in henüz yaratılmadığını, dünya harap olup ahiret âlemi kurulduktan sonra yaratılacağını iddia eden Ehl-i İtizâl’e de önemli bir cevap teşkil eder. Evet, Cehennem şu anda hazırdır. Ne var ki, o henüz açılıp, inkişaf etmiş ve tafsilî hüviyetiyle ortaya çıkmış değildir. Ama icmalî mânâsıyla şu anda da mahlûktur ve müstahaklarını beklemektedir.

Buraya kadar, bu iki âyet içinde dercedilen cümlelerin birbiriyle ve ta Sûre-i Bakara’nın başına kadarki bütün bir mebhasla olan çok sıkı münasebetlerini göstermeye, okuyan ve dinleyenlerin zihninde oluşabilecek sorulara cevap vermeye çalıştık.

489