Bakara Sûre-i Celîlesi
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
Sûreye icmalî bir bakış
Evvela, Bakara Sûre-i Celîlesinin muhtevasına kuşbakışı bir atf-ı nazar yararlı olacaktır.
Evet, sûreye umumi olarak bakıldığında icmalen şu konuları ihtiva ettiği görülmektedir:
İlk yirmi âyetinde, “ümmet-i icabet” ve “ümmet-i davet”i teşkil eden, mü’min, münafık ve kâfirlerden müteşekkil üç sınıftan bahsedilmektedir. Evet, insanlar başlıca iki gruba ayrılırlar:
1. Allah’ın tavsif ettiği şekilde O’nu tanıyıp iman eden ve Peygamber Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) davetine icabette bulunan mü’minler.
2. Dine çağrıldıkları hâlde, tavsif edildiği şekilde Allah’ı tanımadığı gibi Nebiler Serveri’nin (sallallâhu aleyhi ve sellem) davetine de icabet etmeyen mahrumlar.
Bu ikinci grup da kendi aralarında ikiye ayrılır:
1. İç ve dış bütünlüğü olmayan iki yüzlü münafıklar.
2. İnkârda iç ve dış vahdeti olan münkir kâfirler.
Ayrıca değişik bir zaviyeden mü’minler de iki gruba ayrılmıştır:
1. Fıtrat-ı mücerredeleriyle, hiçbir delil istemeden, cebir olmadan, kendilerine hak ve hakikatler anlatılmadan, tamamen şahsî araştırma neticesinde bir Mevcud-u Meçhul’e inanıp gayba iman eden tali’liler ki, Fâtiha Sûresi’nin başından إِيَّاكَ نَعْبُدُ’ye kadar olan âyetler ve Bakara Sûresi’ndeki اَلَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ “Onlar ki gayba iman ederler...” (Bakara sûresi, 2/3) beyan-ı sübhanisi, bu kutlularla alâkalı gibi görünmektedir.
2. وَالَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِمَۤا أُنْزِلَ إِلَيْكَ “Onlar, Sana indirilene iman ederler.” (Bakara sûresi, 2/4) âyetiyle anlatılan, gayba iman ile beraber, kendilerine indirilen kitap ve ondaki ilâhî talimatlara inanan, ufku açık, hakikat âşina mü’minler.