İçeriğe geç
5. Bölüm

Müfredat mânâsı (1-5. âyetler)

Şimdi de mukattaâttan başlayarak dar bir çerçevede, kelime kelime âyetlerin müfredat mânâları üzerinde duralım.

Tefsirlerde mukattaâtla alâkalı farklı bilgiler mevcuttur. Bazı tefsirlerde, müteşâbihâtın bir parçası sayılan mukattaât hakkında genişçe malumat verilmiş, hatta bunların, bir kısım remiz ve işaretler ihtiva ettikleri mülâhazası dile getirilerek bunlar vasıtasıyla bazı bâtınî ilimlere ulaşıldığı iddia edilmiş; bazı tefsirlerde ise bunların mühmel, mânâ ihtiva etmeyen bir kısım harflerden ibaret olduğu ileri sürülmüştür. Bu arada diğer bir kısım müfessirler her mevzuda olduğu gibi bu konuda da esas olanın sırat-ı müstakim çizgisinde hareket etme olduğunu ve bu noktadan hareketle hurûf-u mukattaanın pek çok mânâlarının bulunabileceğini ancak onlardaki hakiki mânâ ve murad-ı ilâhiyi tayin etmenin beşer idrâkinin üstünde olduğunu söylemişlerdir. Bunlar, hurûf-u mukattaadaki murad-ı ilâhî etrafında –tabi Kur’ân-ı Kerim’deki temel disiplinlere ters olmamak kaydıyla– bazı şeylerin söylenebileceğini; Kur’ân-ı Kerim’in zâhirî mânâsının yanında bir de bâtınî hakikatinin bulunduğunu, zâhir ve bâtının bir ahenk içinde kabul edilip ona göre hareket edilmesi gerektiğini ifade etmişlerdir.

Konuya böyle yaklaşanlar, mukattaât’ın Kur’ân-ı Kerim’e taksimine bakıldığında göze çarpan esrarengiz bir durumdan söz ederler. Şöyle ki, Arap alfabesinde hemze ve elif ayrı sayıldığında yirmi dokuz (29) adet harf vardır. Kur’ân-ı Kerim’de de 29 sûrenin başında mukattaât bulunmaktadır. Şayet hemze ve elif aynı sayılacak olursa Arapçadaki harflerin sayısı yirmi sekiz (28) olacaktır. Mukattaa harflerinin toplamı da 14 olup, Arap alfabesinin yarısına denk gelmektedir.

86