[1] Hems, Tecvid ilminde, harf telaffuz edilirken sesin ve nefesin akmaya devam etmesine denir. Hems harfleri (Hurûf-u mehmûse) 10 tanedir: ت، ث، ح، خ، س، ش، ص، ف، ك، ه.[2] Cehr, hems sıfatının zıddı olup harfi telaffuz ederken sesin ve nefesin akmamasıdır. Cehr harfleri (Hurûf-u mechûre) 18 tanedir: أ، ب، ج، د، ذ، ر، ز، ض، ط، ظ، ع، غ، ق، ل، م، ن، و، ي.[3] Şiddet, harf sakin olduğu durumda, onun telaffuzu esnasında sesin ve nefesin akmamasına denir. Şiddet harfleri (Hurûf-u şedîde) 8 tanedir: أ، ب، ت، ج، د، ط، ق، ك.[4] Rahve, şiddet sıfatının zıddıdır, sakin harfin okunması esnasında ses ve nefesin akmasına denir. Rahve harfleri (Hurûf-u rahve) 16 tanedir: ا، ث، ح، خ، ذ، ز، س، ش، ص، ض، ظ، غ، ف، و، ه، ي.[5] İsti’lâ, harfin telaffuzu esnasında dil kökünün üst damağa yükselmesine ve harflerin kalın okunmasına denir. İsti’lâ harfleri (Hurûf-u müsta’liye) 7 tanedir:خ، ص، ض، غ، ط، ق، ظ.[6] İnhifad/istifâl, isti’lâ sıfatının zıddı olup, harfin telaffuzu esnasında dilin üst damağa yükselmeyip aşağıda kalmasına ve harflerin ince okunmasına denir. İnhifad/istifâl harfleri (Hurûf-u munhafida/müstefile) 21 tanedir: أ، ب، ت، ث، ج، ح، د، ذ، ر، ز، س، ش، ع، ف، ك، ل، م، ن، ه، و، ي.[7] İtbak/ıntıbak, harf telaffuz edildiği esnada dil kökünün ve ortasının yukarı damağa yükselmesi ile birlikte dilin üst damağa yapıştırılmasıdır. İtbak/ıntıbak harfleri (Hurûf-u mutbika/muntabika) 4 tanedir: ص، ض، ط، ظ.[8] İnfitah, itbak sıfatının zıddıdır, harf telaffuz edildiği esnada dil ile yukarı damak arasının açık olmasına denir. İnfitah harfleri (Hurûf-u münfetiha) 24 tanedir: أ، ب، ت، ث، ج، ح، خ، د، ذ، ر، ز، س، ش، ع، غ، ف، ق، ك، ل، م، ن، ه، و، ي.[9] Bediüzzaman, Sözler s.583 vd. (30. Söz, 1. Maksad).[10] Konuyla ilgili daha ayrıntılı bilgi için bkz.: M. F. Gülen, “Sınırlının Sınırsıza Mikyas Olması” Çizgimizi Hecelerken s.60-66.[11] İbn Atıyye, el-Muhararu’l-vecîz 1/82; İbnü’l-Cevzî, Zâdü’l-mesîr 1/20.[12] es-Sa’lebî, el-Keşf ve’l-beyân 1/136; el-Beğavî, Meâlimü’t-tenzîl 1/44.[13] er-Râzî, Mefâtîhu’l-ğayb 2/4; el-Kurtubî, el-Câmi’ li ahkâmi’l-Kur’ân 15/120.[14] et-Taberî, Câmiu’l-beyân 1/88; el-Beğavî, Meâlimü’t-tenzîl 1/44.[15] A’râf sûresi, 7/1.[16] Yunus sûresi, 10/1; Hûd sûresi, 11/1; Yusuf sûresi, 12/1; İbrahim sûresi, 14/1; Hicr sûresi, 15/1.[17] Ra’d sûresi, 13/1.[18] İbn Hişâm, es-Sîratü’n-nebeviyye 3/82.[19] el-Buhârî, et-Târîhu’l-kebîr 2/208.[20] Bkz.: Bediüzzaman, İşârâtü’l-İ’câz s.31.[21] Buhârî, bed’i’l-vahy 1, bed’i’l-halk 6; Müslim, fezâil 87.[22] Bkz.: İbn Ebî Şeybe, el-Musannef 6/125; İbn Hibbân, es-Sahîh 1/329.[23] Bkz.: Bediüzzaman, İşârâtü’l-İ’câz s.7.[24] Bkz.: Bakara sûresi, 2/98.[25] Bakara sûresi, 2/185; Âl-i İmrân sûresi, 3/4; En’âm sûresi, 6/91.[26] Dârimî, nikâh 20; Ma’mer İbn Râşid, el-Câmi’ s.162.[27] Tirmizî, kıyâmet 20; İbn Mâce, zühd 34.