İçeriğe geç

Daha sonra; يَا بَنِۤي إِسْرَۤائِيلَ اذْكُرُوا نِعْمَتِيَ الَّتِۤي أَنْعَمْتُ عَلَيْكُمْ وَأَوْفُوا بِعَهْدِۤي أُوفِ بِعَهْدِكُمْ وَإِيَّايَ فَارْهَبُونِ “Ey İsrail’in evlatları! Hatırlayın ve düşünün size ihsan ettiğim nimetimi; hatırlayın da Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki, Ben de size karşı ahdimi yerine getireyim.. ve yalnız Ben’den korkun!” (Bakara sûresi, 2/40) âyeti ve وَإِذْ أَخَذْنَا مِيثَاقَ بَنِۤي إِسْرَۤائِيلَ لَا تَعْبُدُونَ إِلَّا اللّٰهَ وَبِالْوَالِدَيْنِ إِحْسَانًا وَذِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاكِينِ وَقُولُوا لِلنَّاسِ حُسْنًا وَأَقِيمُوا الصَّلَاةَ وَاٰتُوا الزَّكَاةَ ثُمَّ تَوَلَّيْتُمْ إِلَّا قَلِيلًا مِنْكُمْ وَأَنْتُمْ مُعْرِضُونَ۝وَإِذْ أَخَذْنَا مِيثَاقَكُمْ لَا تَسْفِكُونَ دِمَۤاءَكُمْ وَلَا تُخْرِجُونَ أَنْفُسَكُمْ مِنْ دِيَارِكُمْ ثُمَّ أَقْرَرْتُمْ وَأَنْتُمْ تَشْهَدُونَ۝ثُمَّ أَنْتُمْ هٰۤؤُلَۤاءِ تَقْتُلُونَ أَنْفُسَكُمْ وَتُخْرِجُونَ فَرِيقًا مِنْكُمْ مِنْ دِيَارِهِمْ تَظَاهَرُونَ عَلَيْهِمْ بِالْإِثْمِ وَالْعُدْوَانِ وَإِنْ يَأْتُوكُمْ أُسَارٰى تُفَادُوهُمْ وَهُوَ مُحَرَّمٌ عَلَيْكُمْ إِخْرَاجُهُمْ أَفَتُؤْمِنُونَ بِبَعْضِ الْكِتَابِ وَتَكْفُرُونَ بِبَعْضٍ فَمَا جَزَۤاءُ مَنْ يَفْعَلُ ذٰلِكَ مِنْكُمْ إِلَّا خِزْيٌ فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَيَوْمَ الْقِيَامَةِ يُرَدُّونَ إِلٰۤى أَشَدِّ الْعَذَابِ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ “Bir vakit İsrailoğulları’ndan söz alıp: ‘Allah’tan başkasına ibadet etmeyin. Ana-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara güzel muamelede bulunun. İnsanlara tatlı söz söyleyin. Namazı hakkıyla eda edin, zekâtı verin.’ demiştik. Ne var ki, pek azınız hariç siz sözünüzden döndünüz. Hâlâ da yüz çevirmektesiniz. Hani sizden, ‘Birbirinizin kanını dökmeyin, birbirinizi ülkenizden çıkarmayın.’ diye de söz almıştık da siz de bunu kabul etmiştiniz. Zaten buna siz de şahitsiniz. Ama işte siz birbirinizi öldürüyor, bir kısmınızı yurdunuzdan çıkarıyor, onlara karşı günahta ve zulümde birbirinizi destekliyorsunuz. Bununla beraber, onlar esir olarak gelirlerse fidyelerini verip onları kurtarıyorsunuz. Hâlbuki aslında onların çıkarılması size haram kılınmıştı. Ne o, yoksa kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını red mi ediyorsunuz? İçinizden böyle yapanların elde edeceği netice, dünya hayatında rüsvaylıktan başka bir şey değildir. Böyleleri kıyamet gününde en şiddetli azaba itilirler. Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.” (Bakara sûresi, 2/83-85) âyetlerinde, İsrailoğulları ele alınarak, hem Cenab-ı Hakk’ın nimetleri hem de böyle davranan İsrailoğulları’nın bu nimetlere karşı gösterdikleri nankörlükler anlatılmaktadır. Aynı zamanda bu âyet-i kerimelerde Cenab-ı Hakk’ın İsrailoğulları’ndan bir misak olarak aldığı evâmir-i aşere (on emir) zikredilmektedir.

38