İlim, fen, teknik onun mahiyetindeki insanî cevherler uyarılmadığı için, yığın yığın teorileriyle onu kendisinden dahi şüphe eder hâle getirdiği gibi, teknik de onun tahripteki kuvvetini artırmaktan başka bir şey yapmamış ve onu eski cânilere rahmet okutturacak kadar canavarlaştırmıştır. Evet, bugün beşer, bir daha zapturapt altına alınamayacak şekilde bütün zaaflarıyla öyle bir hortlamıştır ki, ona söz dinletmek oldukça zor görünmektedir. Çünkü bugüne kadar ona durmadan, nefse ait zaaflar ve menfî eğilimler insanın esas gaye ve yaratılış hikmeti gibi telkin edilmiştir.
Bugün modern tekniğin ölüm kusan aletleriyle bir anda binlerce insanın ölümüne sebep olunurken, topyekün beşer, bütün bu ciğersûz hâdiseleri gayet hissiz ve duygusuz olarak seyretmektedir. Mürüvvet diye de tarif edilen insanlıktan nasibi olan çok az gibidir.
Bugün Batı, kendi nesillerini bu şekilde dejenere ettiği gibi İslâm âlemini de aynı akıbete uğratmaya uğraşmaktadır. Ve bunda muvaffak olmadığı da söylenemez. Esasen şahsiyet adı altında telkin edilen enaniyet ve gurur gibi şeylerle, günümüzün insanını şımartmış, nesilleri firavunlaştırmış ve hiçbir değer hükmü dinlemez hâle getirmiştir.
Sağda ve solda bu şekilde nefsinin zebunu nice türediler vardır ki, hiçbir zaman lâyık olmadıkları makamları işgal ve insanımızı idlâl etmektedirler.
Siyasî hayat tamamen yürekler acısıdır. Makyavelist düşünce, faydayı mihrap hâline getirmiş ve insanlık, kendisine faydalı olanın kulu ve kölesi olmuştur. Bu, öyle bir yanlış telakki ve düşüncedir ki, kendi siyasî görüşüne taraftar olan şeytan olsa, ona melek nazarıyla bakar; fakat kendi muhalifi melek dahi olsa, o da sadece bir şeytandır. İşte bu sakîm görüş bugün telkin edilen terbiyenin acı fakat gerçek bir neticesidir.