İçeriğe geç
11. Bölüm

B. Besmele İle Fatiha Arasındaki Münasebet

Fatiha sûresinin çeşitli isimleri vardır. Kur’ân-ı Kerim, bu sûre hakkında “es-Seb’u’l-Mesânî”1 tabirini kullanmıştır. Ayrıca Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) dilinde bu sûreye “Ümmü’l-Kitap”, “eş-Şâfiye”, “el-Vâfiye” denmiştir.

O, ilâhî bir hazinedir. Her dertli, derdinin çaresini onda bulur. Fatiha halkı, Hakk’a ve Hâlık’a yaklaştıran sırlı bir sûredir.

Fatiha sûresinin kendisinden sonraki sûrelerle ciddî bir alâka ve irtibatı olduğu gibi, kendisinden evvelki Besmele ile de alâka ve irtibatı vardır ki, buna “siyak ve sibak” denir. Zaten her söz siyak ve sibakıyla değerlendirilir ve aradaki münasebetler de ancak bu şekilde tespit edilmiş olur.

Fatiha sûresi, Kur’ân-ı Kerim’in ilk sûresidir. Dolayısıyla evvelinde başka bir sûre yoktur. Ancak, bu sûrenin başına takdir edeceğimiz bir fiil, Fatiha sûresine sibak olabileceği gibi Besmele de ona sibak olabilir.

Fatiha’nın evveline bir, اِقْرَأْ (oku) veya قُلْ (söyle) fiili takdir olunur. Beyhakî’nin Delâil’inde, vahyin başlangıcına ait şu vak’a anlatılır:

72