İçeriğe geç

Bir hayli zamandan beri beşer, kendi terbiyesine müdahale etti. Ve bu hususta psikoloji kitapları yazdı; terbiye adı altında bunu nesillere takdim etti. Bu dönemde nesillerin terbiyesine soyunmuş psikolog ve pedagoglar, büyük büyük laflar ettiler. Ettikleri laflar o kadar tiz perdedendi ki, çok kimseler bütün çekiciliği anlaşılmazlığına bağlı bu lafların tesirinde kaldı ve neslin ancak onların dediği şekilde terbiye edileceğine kandılar. Hâlbuki işte yetiştirdikleri nesiller! Kitabına, terbiyecisine, anasına, babasına, atasına, mazisine, köküne, nizamına ve hatta bütün kâinata düşman bir nesil! Bütün dünya aynı badireden aynı girdap içinde Rabb’in terbiyesi dışında terbiye olamayacağını hâl diliyle göstermekte, “terbiye ettim” diyenlerin yüzlerine tükürerek bu koca yalanı onların yüzlerine vurmaktadır.

Nesle yanlış müdahale onu şirazeden çıkardı. Bilmeyen el ve kafalar ona terbiye adına zehir içirdi. İlim, fikir, düşünce ve histe yetersiz zorba bir zümre, ardı arkası gelmeyen kapris ve arzularına, nesilleri alet edip onun üzerinde oyun oynadı. İnsanı herhangi bir tecrübe tahtası telakkisiyle tecrübe etmeye kalkıştı. Bu ardı gelmeyen denemeler çeşit çeşit bulaşıcı hastalıklara sebebiyet verdi. Nice millet ve devletler yıkıldı; yıkıldı ama yıkılanlardan ne birşey duyan ne de hisseden oldu. Zaten insanı bir pislik fabrikası ve bir makine yığını şeklinde değerlendirenlerden his ve duygu da beklenemezdi ya!.. Evet, onların bütün iktisadî ve siyasî kavgalarının altında, insan hakkındaki bu yanlış telakki yatmaktadır. Kendi zaaflarının aynasında görüp öyle mütalâa ettikleri insan mefhumu, işte bu hevesperestlerin elinde bugünkü hâle gelmiştir. Beşer kendi fıtratına ve aslına dönerek bu gidişe bir dur demezse, netice pek de iç açıcı olmayacaktır.

118