İçeriğe geç

Sperm belli yerlerden geçerek, rahm-i mâdere varır, orada yumurtaya başını sokmak suretiyle de embriyolojik safhanın başlamasına sebebiyet verir. İlk yedi hafta içinde durum şudur, sekizinci haftada şudur, dokuzuncu haftada şudur. Ve derken dokuz ayın hitamında da durum şudur. Bu bir kanun. Ama bu kanunu koyan herhangi bir hekim değil ki! Hekim sadece Allah’ın kendisine bahşettiği imkânlarla ve röntgen şualarıyla olup biten şeyleri tespit ve meseleyi rapor etmektedir.

Binaenaleyh, İbn Haldun’un, Tûsî’nin ve bir bakıma Ebû Yusuf’un da bu mevzuda söyledikleri o derin şeyler, sadece vak’anın raporundan ibarettir. Asıl vak’aya gelince, bu, İslâm’ın bütün emirleriyle bir bütünlük içinde, Allah (celle celâluhu) tarafından vaz’edilmiştir. Ve bizim ruhlarımıza sinmiştir.

Ruhlarımıza nasıl sinmiştir? Bir misalle arz edeyim: Bir çocuk düşünün. Bu çocuk hiç öğrenme gayret ve cehdini göstermeden evde namaz kılmasını öğreniyor. Nasıl? Bir gün babasından ayakta durmayı öğreniyor, ertesi gün rükûu, secdeyi, daha sonra da teşehhüdü, selâm vermesini. Hâlbuki bu mevzuda yazılmış herhangi bir esere de bakmıyor, hatta kendisini ezberlemeye de zorlamıyor.

Ama bir de bakıyorsunuz ki, bu çocuk hiç kafasını yormadan, rahat rahat namaz kılabiliyor. Şimdi bu çocuğun kendisinde pratikleşen, hatta onun ayn-ı hayatı hâline gelen bu hususlara gözümüzü kapayarak dışta namazı tarif eden formüllere bakalım ve diyelim ki: İşte bu çocuğun böyle namaz kılması, falan kitap ve filan ilmihâl sayesindedir.

189