O, mülkünde istediği gibi tasarruf eder ve insanın da O’nun istediği ölçüde tasarruf etmesini ister. İnsan, kendisine müdahale hakkı verilmişse, onu behâim (hayvanlar) gibi sadece karnını doyurma istikametinde kullanmamalıdır. Her şey olmaya açık bir fıtrat lütfedilmişse, insan bu nimetlerin şükrünü eda etmeli; yani varlığa müdahale hakkını O’nun rızası istikametinde kullanmalı, kullanırken de sadece ve sadece Rabbin hoşnutluğunu esas almalı ve O’nun hoşnutluğu olmayan davranışlardan kaçınmalıdır.
Cimrilik yapmamanın yanında, verirken de saçıp savurmamalı; saçıp-savurup başkalarının ayranını kabartmamalıdır. Hele kat’iyen istihlâk (tüketim) esasına göre davranmamalı ve daima istikamette kalmaya çalışmalıdır. İstikamet, Cenâb-ı Hakk’ın gösterdiği yoldur.
Bütün bu ölçü ve kaideler, “Mülk O’nundur.”14 prensibine terettüp etmektedir. O hâlde, mülk O’nun olduğu ve sen de O’nun memlûkü bulunduğun için, O’nun istediği gibi tasarrufta bulunmalısın. Meşru dairede yiyip-içip meşru dairede kazanıp, meşru kaynaklara başvurup, ihtiyaçlarını da meşru şekilde görmelisin. Zira dünya ve ukbâ saadeti ancak Cenâb-ı Hakk’ı hoşnut etmekle mümkündür.
Ayrıca Cennet, israf etmeyen ve aynı zamanda cömertlikte bulunanları kabul ediyor ve Cehennem ateşi de müsrifler ve cimrileri yutuyorsa, o zaman hayatını mutlaka dünya ve ukbâ muvazenesi içinde dengelemeye çalışmalısın!
Bu denge ve ölçüyü ders verme sadedinde şu âyet-i kerimeyi zikretmeden geçemeyeceğim: “Allah’ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu gözet, dünyadaki payını da unutma. Allah’ın sana yaptığı iyilik gibi sen de iyilik yap. Yeryüzünde bozgunculuk (etmeyi) isteme. Doğrusu Allah bozguncuları sevmez.”15
Yani Allah’ın sana ihsan ettiği şeylerle, öteler âleminde mesut olmanın yollarını araştırmayı ihmal etme! Tabiî bu arada dünya saadet ve nimetlerini de unutma.
Dipnotlar
- 14 Fâtır sûresi, 35/13; Zümer sûresi, 39/6; Teğâbün sûresi, 64/1.
- 15 Kasas sûresi, 28/77.