İçeriğe geç

7. Para peşin ödenmelidir. Aksi hâlde selem akdi geçersizdir.11

Selem akdi, bu ve benzeri bazı şartlara bağlı olarak tecviz edilmiştir. Diğer alışveriş şekilleriyle beraber bu alışveriş şekli de, şekil ve pratikteki tatbik edilebilirliği itibarıyla bize şunu bir kere daha hatırlatmaktadır ki, topyekün bir hayatı garanti altına alma vaadiyle gelen İslâm, ne ferdî ne ailevî ne de cemiyete ait hiçbir meseleyi asla ihmal etmemiştir.

Kur’ân ve Sünnet’in sinesine kulak verdiğimiz zaman, tek bir fertten en büyük topluluklara, ondan değişik dünya milletlerine kadar onda bütün bir hayatın ses ve soluğunu duyar gibi oluruz.

Kur’ân, muhtevası içinde bu hususlara büyük bir yer ayırmıştır. Öyle ki, çarşı ve pazardaki en küçük ticarî işlerimiz dahi onda söz konusu edilmektedir. Hem kevnî kanunlar hem de şer’î prensipler, onda açık ve net olarak anlatıldığına göre insana düşen onu iyi anlamaya çalışmak ve ona uymaktır.

Ticarî yapılanma için de aynı şeyler söz konusudur. İslâm’ın meşru gördüğü ticaret ve alışveriş şekilleri piyasa ve pazarı âdeta içinde ibadet yapılan büyük bir mâbet havasına soktuğu gibi; İslâm’ın gayri meşru dediği, tasvip etmediği ticaret ve alışveriş şekilleri de yine aynı piyasa ve pazarı kokuşmuş bir mezbeleliğe çevirmektedir. Orada ruhî haz ve huzurdan bahsedilemez. Evet, İslâmî bir anlayış içinde yapılan alışverişin yapıldığı çarşı ve pazara lâhûtî bir hava ve atmosfer hâkimdir. Bu hava ve atmosfer ise, insanın ruhuna Cennet kokulu bir huzur üfler.

Onun içindir ki Müslüman, İslâm’ın meşru gördüğü alışveriş şekillerini bildiği kadar, gayri meşru şekilleri de bilmeli ve kazancını haram yollara sapmadan sağlamalıdır.

3. Tekel (Monopol)

378