Bir fert veya kesimdeki ızdırap, diğerine kafa sancısı, beyin sancısı, mide sancısı, kalb sancısı çektirir. Dün Hindistanlı -ki henüz istiklâli yoktu- bizim Mağrip memleketlerindeki mağlubiyetimiz karşısında Lahor’da bir araya geliyor, milyonlar teşkil ediyor, ceketlerine kadar her şeylerini satıp, bizim imdadımıza koşuyordu. Biz de, tarih boyunca onlara hep aynı şeyleri yapmıştık.
Bugün de durum değişmiş değildir. Bizim Müslümanlardan başka hakikî dostumuz yoktur. Ne batının bir kısım İslâm düşmanları ne de doğunun münafıkları hiçbir zaman hakikî dost olmadılar. Eğer bazen bir dostluk gösteriyorlarsa muhakkak bir menfaate binaendir. Onlar bizi asla sevmediler ve asla sevmeyeceklerdir. Şimdilerde mazideki kin ve nefretleri biraz daha alevlenmekte ve patlamaya hazır bir magma gibi için için kaynayıp durmaktadır.
Kıbrıs harekâtında bunu açıkça bir kere daha görmüş olduk. Mazi, istikbalin aynasıdır. Yarın, sen bunlardan birine bir şey yapıversen, Amerika’sıyla, Rusya’sıyla, Avrupa’sıyla bütün dünya tek vücut olur ve senin üzerine çullanırlar. Bu böyle bilinmeli, ama yine de insanca davranmada kusur edilmemelidir.