Bunu yapabilmesi için çeşitli ticarî ahlâksızlıklara girer ve bunların hepsini yapar. İcabında dıştaki ithalatçıyla veya başka bir vatan ve millet hainiyle anlaşır. Yapacağını yapar; yapar ve tekelini sürdürmeye çalışır. Bu işleyen mekanizma, bizim dışımızda olanlar için çok korkunç neticeler doğurur.
Daha önce de söylediğimiz gibi, spekülasyona karşı spekülasyonla, tekele karşı tekelle mukabele etmek asla güvenli bir yol değildir. Bu, ahlâksızlığı ahlâksızlıkla, insaniyet dışı şeyleri yine insaniyet dışı şeylerle önlemeye çalışma ve canavarlara karşı canavarca davranma gibi yanlış bir yoldur; suiistimal edilmeme garantisi hiç yoktur.
İnananlara gelince, onlarda bu türlü şeyler bahis mevzuu değildir. Zira, evvelâ, her türlü ihtikâr ve spekülasyon için Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), “Mal yığan, stok yapan, kendi menfaatini halkın zararında arayıp piyasa ve pazarı allak bullak eden, müstahsilin önünü alıp müstahsilin müstehlikle yüz yüze gelmesine engel olan ve bu mevzuda ne kadar ahlâksızlık varsa hepsini yapan ciddî hata içindedir.”23 buyuruyor.
Ve yine, “Kırk gün stokçuluk yapana Allah merhamet nazarıyla bakmaz.”24 ferman eder.
Kur’ân-ı Mucizü’l-Beyan’da, وَالَّذِينَ يَكْنِزُونَ الذَّهَبَ وَالْفِضَّةَ وَلَا يُنْفِقُونَهَا فِي سَبِيلِ اللّٰهِ فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ أَلِيمٍ“Altın ve gümüşü biriktirip Allah yolunda infak etmeyenlere can yakıcı bir azabı müjdele!”25 buyrulur. Yani azab-ı elîmle tebşir et onları. Onlar ki, Allah’ı biliyorlardı, “İnandık” diyorlardı. Kendilerine Cennet bişâreti gelmesi mümkün iken bu imkânlarını kullanmadılar. Sen de şimdi onlara Cehennem bişâreti ver. Zira onlar, Cennet yolunda Cehennem’e yürüyor ve Resûlullah’ın arkasında şeytana açık duruyorlar. Onun için, فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ أَلِيمٍ diyor.
Dipnotlar
- 23 Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 2/351.
- 24 Bkz.: Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 2/33; Hâkim, el-Müstedrek 2/14.
- 25 Tevbe sûresi, 9/34.