İçeriğe geç

a. Emniyet ve güven

İslâm, hem alıcıyı hem de satıcıyı emniyet ve güven altına almıştır. Bunu gerçekleştirmek için de bazı prensipler vaz’etmiştir:

1. Muhayyerlik: Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) bir hadis-i şeriflerinde, “Alışveriş yapanlar (âkideyn) birbirlerinden ayrılmadıkça muhayyerdirler.”1 buyurmaktadır. Başka bir rivayette, bu hadisin devamında, “… veya onlardan biri diğerine ‘Artık seç’ demedikçe…”2 ilavesi vardır. Bir başka rivayette ise, ilave şu şekildedir:

“Eğer malın keyfiyetini beyan eder ve doğru söylerlerse o alışverişleri bereketli olur. Aksine, beyan etmez, yalan ve aldatma yoluna saparlarsa, onun yümün ve bereketi de kaybolur gider.”3

Binaenaleyh alışveriş ile ilgili akit, birbirinden ayrılmadıkça ne satıcıyı ne de müşteriyi bağlar. İcap ederse orada akdi feshedebilirler. Ve yine icap ederse, akit gerçekleştikten sonra da bir araya gelip alışverişi kaldırırlar ki, buna da ikâle denir. Böylece ne alan ne de satanın mağduriyeti asla söz konusu olmaz.

2. Muhayyerlik şartı: Hem alıcı hem de satıcı alışverişi muhayyerlik şartına bağlı olarak da yapabilirler. ‘Muhayyerlik şartı’ yukarıda anlattığımız ‘muhayyerlik’ten farklıdır. Bir teminat ve garanti olması bakımından birbirine benzeseler de, muhayyerlikte akdin yapıldığı meclisten ayrılmama şartı vardır. Veya ikâle yapılacaksa her iki tarafın rızası söz konusudur.

Muhayyerlik şartında ise satıcı veya alıcı, pazarlığı şarta bağlı yapmaktadırlar. Yani alan, “Ben bunu aldım; ama şu kadar süre muhayyerim.” der. Aynı sözü satıcı da söyleyebilir. İşte buna ‘muhayyerlik şartı’ denir ki, İslâmî ticarette bu da önemli kurallardan biridir.

375