Meselâ, İslâm’a göre, içki, domuz ve kan haramdır.8 Bunları alıp-satmak da aynı şekilde haramdır. Zira bunlar, İslâm’a göre ‘mâl-i mütekavvim (kıymet ve değeri olan mal)’ değillerdir. Bunların ticaretini yapan bir insan, faiz alan, hırsızlık yapan, milletin malını gasp eden kimseler gibi haram bir iş yapmış olur.
c. Mala hâkim olunması
Bir insan havadaki kuşu, denizdeki balığı satamaz. Böyle bir alışveriş asla caiz değildir. İslâm’da bir malın alınıp-satılabilmesi için o malın, kişinin hâkimiyeti altında olması gerekir.9 Ancak selem ve istisna’ (mal siparişi) akitleri bundan müstesna kabul edilmişlerdir.10
Görülüyor ki, İslâm’da ticaret müessesesi çok sağlam kaideler üzerine oturtulmuş ve âdeta suiistimale meydan verebilecek bütün menfezler kapatılmaya çalışılmıştır.
2. Selem ve Şartları
Selem; para peşin, mal veresiye olmak üzere yapılan ticarî bir akit şeklidir. Günümüzde de çok yaygın olan bu alışverişe göre, alıcı parayı peşin yatırır. Üzerinde anlaşılan ileri bir tarihte de malı teslim alır.
Mal göz önünde olmadığı için, bir anlaşmazlık ihtimaline karşı selem alışverişi bazı şartlara bağlanmıştır.
Bu şartlar şunlardan ibarettir:
1. Malın cinsi belli olmalıdır. Buğday, arpa veya pirinç gibi.
2. Malın nev’i belli olmalıdır. Yağmur veya kuyu suyu ile sulanmış olması gibi.
3. Malın sıfatı belli olmalıdır. İyi, orta veya düşük kalite gibi.
4. Malın ölçü, tartı veya adet itibarıyla miktarı tespit edilmiş olmalıdır.
5. Malın teslim yeri ve tarihi belli olmalıdır.
6. Mal, selem yoluyla alışverişe elverişli olmalı ve şer’an faiz sayılan türden olmamalıdır. Meselâ, altın veya gümüş para karşılığında yine altın veya gümüş satın alınmamalıdır.
Dipnotlar
- 8 Bakara sûresi, 2/173, 219; Mâide sûresi, 5/90.
- 9 Mecelle-i Ahkâm-i Adliye mad. 369; Ömer Nasuhi Bilmen, Hukuk-u İslâmiye ve Istılahat-ı Fıkhiyye Kamusu 6/28-31.
- 10 Mecelle-i Ahkâm-i Adliye mad. 380-392; Ömer Nasuhi Bilmen, Hukuk-u İslâmiye ve Istılahat-ı Fıkhiyye Kamusu 6/111-118.