İçeriğe geç

Damping çarşıda, pazarda bir kısım kimseleri refüze etmeye matuf kurulmuş bir dolaptır. Bununla, bazı tüccarın saf dışı bırakılması ve piyasada hâkimiyetin ele geçirilmesi hedeflenir.

Saikler ne olursa olsun, damping yapanlar umumiyetle bir yanlış talep tahminine binaen fazla mal istihsal ederler. Sonra da ellerinde kalan malı bu usûlle eritirler. Böyle bir damping biraz masum görünebilir.

Bazen de, bir yerin çarşısına, pazarına, piyasasına girmek amacıyla ucuz satmak şeklinde damping yoluna tevessül edilir. Yabancılar bugün İslâm memleketlerinde bunu yapıyorlar.

Bakıyorsunuz, Kızıldeniz’in bir limanına büyük bir devletin gemisi yanaşmış halı satıyor. Tetkik ediyorsunuz, halının fiyatı sizin mâliyetinizin yarısı kadar. Hem de burada mal ayağınıza kadar gelip teslim ediliyor. Aslında onların bu halıdan kâr etmeleri söz konusu değildir ama, onlar için mühim olan piyasaya hâkim olmaktır. Zira daha sonra piyasaya sürülecek mallarla zararları fazlasıyla telafi edilecektir.

Çok defa piyasaya hâkim olmak için yapılan ucuz satışların arkasında böyle kötü bir niyet vardır. Zira başkaları çökertildikten sonra piyasaya onlar hâkim olacaktır. Bu, haince bir düşüncedir: Malı başkalarına göre üç-beş kuruş ucuzuna verir; ama mutlaka ya kalitede ya ölçü veya tartıda onu fazlasıyla çıkarır.

Bu konuda bir başka yöntem de şudur: Başkalarının bir piyasada mal satamaması, rekabet edememesi için mal piyasaya ucuza dökülür. Buna karşı başkaları rekabet edemez ve saf dışı kalırsa dampingci orada işi tekeline alır, pazarı da piyasayı da artık o belirler.

Görülüyor ki, spekülasyon ister damping, ister başka bir şey olsun, gidip tekelciliğe dayanmakta ve ticaretin belli ellerde toplanmasını netice vermektedir. Bu yönüyle de o, İslâm nazarında merdut ve mezmumdur.

390