6-Lider, ruhunda istikrarlı olan insandır. O hiçbir hâdise karşısında vaziyet değiştirmeyecek kadar sağlam karakterlidir. En büyük muvaffakiyetlerinde mağlup bir insanın ruh hâletini sergiler, yenilgilerini de nefis muhasebesi adına değerlendirir.
Lider, nefsaniyet çeperini aşmış ve işin başındaki sadeliğini, hayatının sonuna kadar sürdürebilmiş bir bahtiyardır. O, hayatını âdeta bir musikî âhengi içinde yaşar ve başladığı her işi başladığı perdede bitirir. Hatta -Mustafa İsmail’in, Kur’ân tilavetinde yaptığı gibi- iyi bir lider, hayatını daha bir üst perdede noktalar. Merhum Mustafa İsmail, Kur’ân-ı Kerim okumada eşine az rastlanan böyle bir performans gösterirdi. Çok defa başladığı perdenin üstünde okumasını bitirirdi; ki zannediyorum az insana nasip bir mazhariyettir.
Şüphesiz bir liderin bu özelliğe sahip olabilmesi için onda, çok engin bir tevazu anlayışının bulunması gerekir. Böyle olmalıdır ki, ilk günlerini ve ilk arkadaşlarını unutmasın!
7-Lider, insan sarrafıdır. O idaresi altındaki insanları herkesten çok daha iyi tanır. Kimi nerede, ne kadar ve ne maksatla kullanacağını; kime hangi işi gördüreceğini bilmeyen ve bunda isabet kaydetmeyen insan, kat’iyen iyi bir lider olmak şöyle dursun, sıradan bir idareci bile değildir.
Lider bir işe en lâyık kim ise.. onu en iyi tespit eden ve vazifelendirdiği insanları sonuna kadar aynı işte tutabilen.. yaptığı bu icraatında geriye adım atmaya zorlayacak herhangi bir pürüzle karşılaşmayan insandır ki, o, âdeta istidat ve kabiliyetleri tartan bir mihenk taşıdır ve yanılma payı da beşer olduğunu hatırlatacak kadar azdır.