İçeriğe geç

Evet, ordunun iffet anlayışı bu derecede gelişmişti. Elbetteki bu iffet, onların iman ve akidelerinden kaynaklanıyordu. Onlar arasında akideye muhalif hareket eden tek bir insan dahi göstermek mümkün değildi. Bu da, onların imanının bir gereği ve tezahürüydü. Kur’ân onların bu durumunu anlatırken şöyle demektedir:

لَا تَجِدُ قَوْمًا يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ يُوَادُّونَ مَنْ حَادَّ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَلَوْ كَانُوا اٰبَۤاءَهُمْ أَوْ أَبْنَۤاءَهُمْ أَوْ إِخْوَانَهُمْ أَوْ عَشِيرَتَهُمْ أُۨولٰۤئِكَ كَتَبَ فِي قُلُوبِهِمُ الْإِيمَانَ وَأَيَّدَهُم بِرُوحٍ مِنْهُ وَيُدْخِلُهُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُ أُۨولٰۤئِكَ حِزْبُ اللّٰهِ أَلَا إِنَّ حِزْبَ اللّٰهِ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

“Allah’a ve ahiret gününe inanan kavimde, Allah ve Resûlü’ne karşı gelen; babaları, oğulları, kardeşleri veya akrabaları da olsa onlara sevgi beslediklerini göremezsin. İşte Allah, imanı bunların kalblerine yazmış ve katından bir nur ile onları desteklemiştir. Onları içlerinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları Cennetlere koyar. Allah onlardan hoşnut olmuştur, onlar da Allah’tan hoşnutturlar. İşte bunlar, Allah ordusudur. İyi bilin ki felâh ve kurtuluşa erecek olanlar da ancak Allah ordularıdır.”56

Onlar, öyle bir imana sahiptirler ki, karşılarına çıkan engel ne olursa olsun onları hedeflerinden alıkoyamazdı. Harp sahalarında mücadele verirken, bazen karşılarına kardeşleri, bazen de öz baba ve amcaları çıktı ama, insanı felç edecek bu kabîl tablolar karşısında sahabe tereddüt etmeden kendisine verilen emri yerine getirdi ve gösterilen hedefe yürüdü.

321