Meseleye farklı bir zaviyeden bakıldığında, Ebû Talib’in, Hz. Peygamber’e (sallallâhu aleyhi ve sellem) yapmış olduğu iyilikler de inkâr edilemez. Bu iyiliklerin, tekevvün döneminde İslâm’a çok büyük faydası olmuştur. İnsan bunları nazara alarak Ebû Talib için illa bir şey diyecekse bana göre Hz. Ebû Bekir’in dediği gibi demelidir: O, yıllar sonra babası Ebû Kuhafe’yi elinden tutup Nebiler Sultanının huzuruna getirmişti.. getirmiş ve şehadet ikrarından sonra, sevineceği yerde ağlamaya başlamıştı. Allah Resûlü’nün,
– Neden ağlıyorsun? sorusuna, o büyük insan,
– Ya Resûlallah ne kadar arzu ederdim, şimdi Müslüman olan babam yerinde Ebû Talib olsaydı!64
Bu düşüncesi ile Hz. Ebû Bekir, Allah Resûlü’nün hissiyatını kendi hissiyatına tercih ettiği için, büyüklüğünü bir kez daha ortaya koyuyordu. Bu itibarla, Ebû Talib’in imanı veya imansızlığı karşısında, en uç ve ileri noktada ancak bu denilebilir. Bunun ötesi, Allah’ın tasarruf alanı içine girer ve Rububiyetinin tecellilerini kabul etmemek anlamına gelir.
Dipnotlar
- 64 et-Taberânî, el-Mu’cemü’l-kebîr 9/40; İbn Hacer, el-İsâbe 7/237-240.