İçeriğe geç

Evet, insan dünyada kendisine verilen her şeyle imtihan olur. Hz. İbrahim ve Hz. Zekeriya’nın çocuk sahibi olma istekleri, peygamberane bile olsa, zahirî yönü itibarıyla dünyayı talep gibi göründüğünden, her ikisi de evlâtlarından dolayı ciddî imtihanlara tâbi tutulmuşlardır. Hz. İbrahim (aleyhisselâm), belki isteğini içinde tuttuğu için, çocuğunu kesme emriyle; Hz. Zekeriya (aleyhisselâm) ise, açıktan istekte bulunduğu için hem kendisi hem de oğlu, ümmetleri tarafından kesilmekle imtihanın peygamberâne olanını yaşamışlardır.

Zelle ve Târize Dair

Sürç-i lisan; dilin, söylenmemesi gerekli olan şeyleri gayriirâdî olarak sehven veya hatâen söylemesine denir. Eskiler ona, “zelle-i lisan” da derlerdi. Kaste iktiranın söz konusu olduğu yerlerde “sürçme” kelimesi kullanılmaz. Çünkü sürçme, “min gayrikasdin” yani iradesiz, ihtiyarsız yapılan fiillerde söz konusudur. Meselâ şeytanın gizli bir vesvese ile Hz. Âdem’e memnû (yasak) meyveyi yedirmesi, Hz. Âdem adına bir sürçme ve zelledir.

İnsanın, maksadının dışında bir söz ifade etmesine şimdilerde, “maksadı aşan söz” diyorlar. Bu bir yönüyle sürçme demektir. Çünkü orada da doğrudan doğruya bir “beyan zellesi” yaşanmaktadır. Maksadı aşan söz, bir paragrafın, bir cümlenin veya cümle ölçüsünde mânâ ifade eden bir sözün ifade edilmesi demektir. Bunların kasdî olanına ve insanın maksadını herhangi bir gayeden ötürü gizleyerek ifade etmesine de “tevriye” veya “târiz” denilmiştir.

102