Evet İslâm, bir insanın öldürülmesini bütün insanların öldürülmesi olarak kabul etmiştir. Zira bir insanın öldürülmesi, herhangi bir insanın öldürülebileceği fikrini vermektedir. Yeryüzünde ilk kan akıtan kişi, Hz. Âdem’in çocuklarından Kabil’dir. Kur’ân ve Sünnet kaynaklarında isimleri açıkça geçmese de, Kütüb-ü salifede isimlerinin Habil ve Kabil olduğunu öğrendiğimiz iki kardeş arasında bir meseleden dolayı anlaşmazlık çıkar ve neticede Kabil, kardeşi Habil’i kıskançlıkla, haksız yere öldürür.. ve kan dökme çığırını açar. Bundan dolayıdır ki, Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) bir hadis-i şeriflerinde: “Yeryüzünde haksız yere öldürülen hiçbir insan yoktur ki, onun katilinin günahının bir misli de Hz. Âdem’in ilk oğluna (Kabil) yazılmış olmasın. Çünkü o, insanoğluna haksız öldürme yolunu açan ilk insandır.”53 buyurmuşlardır.
Bu ibret verici hâdise, Kur’ân-ı Kerim’de şu ifadelerle anlatılır:
“Onlara, Âdem’in iki oğlunun haberini gerçek olarak anlat: Hani birer kurban takdim etmişlerdi de, birisinden kabul edilmiş, diğerinden kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen kardeş, kıskançlık yüzünden), “Andolsun seni öldüreceğim” dedi. Diğeri de “Allah ancak takva sahiplerinden kabul eder.” dedi (ve ekledi:) “Andolsun ki sen, öldürmek için bana elini uzatsan dahi, öldürmek için ben sana elimi uzatacak değilim. Ben, Âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım.”
Kıssanın devamında şu hüküm getirilir:
“İşte bu yüzdendir ki, İsrailoğullarına şöyle yazmıştık: Kim, bir cana kıyma veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya karşılık olmaksızın (haksız yere) bir cana kıyarsa, bütün insanları öldürmüş gibi olur. Her kim de bir canı kurtarırsa, bütün insanları kurtarmış gibi olur…”54
Dipnotlar
- 53 Buhârî, diyât 2, enbiyâ 1, i’tisâm 15; Müslim, kasâme 27.
- 54 Mâide sûresi, 5/27-32.