İşte bu mülâhaza ile çok defa kıtmirane ettiğim dualarımdan biri şudur: اَللّٰهُمَّ أَيِّدْنَا بِرُوحٍ مِنْ عِنْدِكَ “Allah’ım! Kendi nezd-i uluhiyetinden bir ruhla, bir mânâyla, bir güç kaynağıyla bizi teyit buyur, destekle.” Âmin!
Nefis Belâsı
Ben şahsen mânânın Herkül’ü bile olsam, bir salise nefsimle baş başa kalmaktan Allah’a sığınırım. Muhal farz perde-i gayb açılsa, Arş-ı Rahman’ı temâşâ etsem, o bağın gülünden nergisinden gönlüm ilhamlarla dolup taşsa hatta, sözgelimi uzak istikbalim adına beraat vaadi alsam, yine derim ki: “Allah’ım beni benimle baş başa bırakma; beni hep Sen evir çevir!” Ben doğru işlerden bile yanlış şeyler çıkarabilirim. Çünkü tabiatımda beni yanlışlıklara çeken yanlarım pek çok.
Bütün bunlarla ifrat ediyorsunuz derseniz, derim ki: Allah Resûlü sabah-akşam “Allah’ım, beni göz açıp kapayıncaya kadar nefsimle baş başa bırakma!”25 duasını dilinden düşürmüyordu. Eğer âlemlere rahmet olarak gönderilen Allah Resûlü böyle davranıyorsa, bu bize bir işarettir ki, kimse garantinin zerresine sahip olduğunu iddia etmemelidir. Eğer O böyle diyorsa, Hz. Musa da Hz. İsa da Hz. Davud da öyle der. Kaldı ki bir başka yerde yine O, “Hiç kimse kendi ameliyle Cennet’e giremez.”26 buyurur.
Evet isterse birisi büyüklüğüyle, başarılarıyla, muvaffakiyetleriyle, zaferleriyle dillere destan olsun; emirliğiyle “ni’me’l-emir” dedirtecek seviyeye; ordularıyla “ni’me’l-ceyş” dedirtecek ufka ulaşsın; binler, yüz binler İstanbul’u fethetsin…27 evet bütün bu başarılar, kurtuluşumuz adına eğer ilâhî teyidat yoksa, hiçbir şey ifade etmezler. “Allah, rahmetiyle bizi sarıp sarmalar ve fazlıyla kuşatırsa işte o zaman kurtuluruz.” Yoksa –hafizanallah– Cennet yolu benim için çok rahat, Allah’a ulaşma hazır ayağımın dibinde, az yürüyünce varırım mülâhazaları.. şeytanî mülâhazalardır.
Temsil
Dipnotlar
- 25 Ebû Dâvûd, edeb 101; Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 5/42.
- 26 Buhârî, rikak 18, merdâ 19; Müslim, sıfâtü’l-münâfıkîn 71-78.
- 27 Bkz.: Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 4/335; et-Taberânî, el-Mu’cemü’l-kebîr 2/38.