Meselâ; Kur’ân ahirette “رَحِيقٍ مَخْتُومٍ” denilen, insana mahmurluk veren bir içecekten bahsetmektedir ki, bu mükâfat olarak verilecektir. Hâlbuki dünyada mahmurluk veren içecekler haram kılınmıştır. Dünyada hırs, tûl-i emel… gibi duygular insana lihikmetin verilmişken, ahirette insanın bu tür duygulardan arındırılacağı anlatılmaktadır. Dünyada ipekten mamul elbise giyen, altın ve ziynet eşyaları kullanan erkeklerin, ahirette bunlardan nasibinin olmayacağı bildirilmiştir. İki korku ve iki emniyetin bir arada insana verilmeyeceği hadis-i şerifin ifadesiyle sabittir.58 Yine dünyayı isteyene dünyanın, ahireti isteyene de ahiretin verileceği, âyet-i kerimelerle beyan edilmektedir.59
Bütün bunlardan anlıyoruz ki, dünya ile ukbâ arasında bütünüyle olmasa bile bazı meselelerde zıtlık bahis mevzudur. Öyleyse ahirete ait meseleleri dünyaya ait kıstaslarla değerlendirme kat’iyen doğru değildir.
Hadis-i şerif, Cennet’in insanın istemediği, kerih gördüğü, Cehennem’in ise, onun istediği, arzu ve şehvet duyduğu şeylerle çevrili olduğu60 hakikatini bizlere ifade etmiştir. Buna göre emredilen ve yasak edilen şeylere birer “sırr-ı ubudiyet” taalluk etmektedir. Dolayısıyla kul olan, her zaman ve her mekânda bu kulluğunu Rabbisine göstermek zorundadır. Buna muhalefet eden insanların ukbâda kurtulmaları sebepler plânında çok zordur.
Evet, insanın mârifet-i Sâni’ye ulaşabilmek, ahirette kurtulabilmek için iradesini devreye koyarak, bütün kötü arzu ve isteklere karşı savaş açması şarttır.
Ebû Talib’in İmanı
Ebû Talib’in iman edip etmediği konusu üzerinde öteden beri farklı mülâhazalar söz konusudur. Bazıları Ebû Talib’in “Abdülmuttalib’in dini üzerine” sözüyle vefat ettiğini delil getirerek ahirete imansız olarak gittiğini söylerken, bazıları da onun, Allah Resûlü’ne olan cibilli bağlılığı ve onu koruma uğrunda yaptığı fedakarlıkları nazara alarak, şefaat-i Muhammediye ile kurtulacağını ifade ederler.
Dipnotlar
- 58 İbn Hibbân, es-Sahîh 2/406; el-Beyhakî, Şuabü’l-îmân 1/483.
- 59 Bkz.: Âl-i İmrân sûresi, 3/145.
- 60 Buhârî, rikak 28; Müslim, cennet 1.