Bir hadislerinde Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem), لَا تَحِلُّ الصَّدَقَةُ لِغَنِيٍّ وَلَا لِذِي مِرَّةٍ سَوِيٍّ“Sadaka, zengin ve çalışma gücü olana helâl olmaz.”382 buyurmuşlardır.
Genelde zengine zekât verilemezken, istisna olarak, zengin olduğu hâlde zekâttan hisse alacağı bildirilen kimseler de vardır. Kendilerine zekât verilecek sekiz sınıfın arasında da zikredilen bu kimseleri, Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem), daha önce de zikri geçen bir hadislerinde şöyle ifade etmektedir: “Beş kişi dışında sadaka, zengine helâl olmaz: Bunlar, Allah yolunda cihad eden mücahit, zekât toplamakla görevli memur, borçlu, malı ile onu satın alan kimse ve fakir komşusuna verdiği sadakayı, komşusunun tekrardan kendisine hediye ettiği kimse.”383
Kendisi zengin olmadığı hâlde velisinin zenginliğiyle hükmen zengin sayılan bülûğa ermemiş küçük çocuklar da zekâttan hisse alamaz. Zira çocuğun babasının zengin olması, aynı zamanda çocuk için de bir zenginliktir. Çünkü onun nafakasının temini, bizzat naslarla babaya yüklenmektedir.
2. Çalışma Gücü Olanlar
Zengin zekâttan pay alamayacağı gibi, çalışma gücüne sahip olduğu hâlde bunu kullanmayarak cemiyette asalak yaşamayı âdet hâline getirenlerin de zekâttan hissesi yoktur. Zira çalışıp kazanarak el emeğiyle hayatı idame ettirme, Kur’ân’ın emri ve herkesten istenen mukaddes bir görevdir. “İnsan için, kazandığından başkası yoktur.”384 mealindeki âyetle, Hazreti Davud’u (aleyhisselâm) misal vererek el emeğiyle elde edilen kazancın kutsallığını385 anlatan hadis de bize bunu anlatır.
Kazanma gücüne sahip kimselerin, zekâttan hisse alamayacağını bildiren, az yukarıda da zikrettiğimiz hadislerinde Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem), “Sadaka, zengin ve çalışma gücü olana helâl olmaz.”386 buyurmaktadır.