İçeriğe geç

“Orada temizliği seven insanlar vardır; Allah temizlenenleri sever.”10

Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem), bu âyet nazil olunca, hemen Kuba halkının yanına gidip onlara: “Siz nasıl bir amel işliyorsunuz ki, hakkınızda bu âyet nazil oldu?” diye sorar.

Onlar da, bir müddet düşünüp taşındıktan sonra yaptıkları işi söylerler. Yani önce taş kullandıklarını, sonra da su ile necaset mahallini yıkadıklarını ifade ederler.11 Demek ki, onların bu kadarcık olsun temizlikte titiz davranmaları, Cenâb-ı Hak tarafından tebcile vesile sayılıyor.

Ve Allah Resûlü ferman ediyor: “Herhangi biriniz uykudan kalktığı zaman elini su kabına daldırmadan önce yıkasın. Zira o, elinin gece nerelerde dolaştığını bilemez?”12

Yani, önce elini yıkasın, sonra yiyeceği veya içeceği şeyi eline alsın, zira gece elinin nerelere temas ettiğini bilemez. Yani uyku hâlidir, eli her tarafta dolaşabilir. Elin dolaştığı bu yerler mikropların yaşaması için en müsait yerler olabilir. Öyle ise, uykudan kalktığınız zaman, zinhâr yıkanmadan, elinizi yiyecek ve içeceğinize uzatmayın; önce tertemiz yıkayın, sonra yapacağınızı yapın.

Burada, koruyucu hekimlik açısından bu hadisin üzerinde durulabilir ama, ben o işi erbabına havale etmek istiyorum. Bizim burada esas işaret etmek isteğimiz husus, istihlâkte temizliğin bir ön şart olması hususu ve Müslümanların bu noktaya çok dikkat etmeleri gerektiğidir.

b. İtidal ve İstikamet

İslâmiyet’te, tüketilecek malın helâl ve temiz olması şartının yanında onun dengeli tüketilmesi de çok önemlidir.

318